Her duygu gibi öfke de hissedilmesi ve yaşanması gereken bir duygu… Bireylerin bazı durumlar karşısında sinirlenmesi doğal bir davranıştır. Öfke kontrolü olan birey öfkelendiği durumlar karşısında kendini sakinleştirmeyi ve uygun miktarda öfke ile karşılık vermeyi başarabilir. Birey kendini sakinleştiremiyorsa öfke nöbeti ya da öfke kontrolü bozukluğu gibi problemler yaşanabilir.

Öfke nöbeti, yetişkinlerde görüldüğü gibi çocuklarda da görülebilir. Öfke nöbeti, kontrol dışı sinir ve kızgınlık patlaması olarak ifade edilebilir. Çocuklarda, daha çok; tekme atma, bağırma, ağlama hatta bazen ısırma şeklinde de görülebilir.

Öfke Nöbeti Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar?

Çocukların kendilerini ifade edebilecekleri alanlar yeteri kadar gelişmemişse; örneğin, dil gelişiminde problemler varsa, çocuk kendini ifade etmekte zorlandığı için, dışa vurumları öfke patlamaları şeklinde görülebilir. Çocuklardaki bağımsızlaşma arzusu öfke patlamalarına neden olabilir.

Örneğin; 2 yaş sendromundaki çocuk bilişsel olarak henüz gelişmemiştir. Bağımsızlaşma isteğinin karşılık bulmaması, onun, öfkesini daha sert biçimde dışa vurmasına sebep olabilir. Burada 2 yaş sendromuna ayrıca odaklanmak gerekir. Eğer çocuğun bilişsel, sosyal, duygusal ve motor gelişiminde bir gecikme ya da sorun yoksa, öfke patlamalarını en fazla yaşadığı dönem 2 yaş dönemidir.

Çocuğun, anlaşılmadığını hissetmesi de, öfke patlamasının bir başka nedeni olabilir. Çocuğun fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanmaması halinde öfke patlamaları yaşaması olası bir durumdur. Bir yetişkin olarak uykusuz bir şekilde işe gittiğinizde sabır katsayınız ve toleransınız azalır. Aç olduğunuzda ve işinizle ilgili bir sorun yaşadığınızda negatif tepki verme olasılığınız daha fazla olabilir. Öfke problemlerinin sebeplerinin fizyolojik olabileceğinin farkına varıldığında sakinleşmek daha kolay olur. Ancak; bir çocuk aç ve uykusuz olduğunda bir yetişkin gibi bu durumun farkına varamaz. Arkadaşları ile yaşadığı küçük bir problem öfke patlamasıyla sonuçlanabilir. Hissettiği bir duyguyu bastırması daha sonra öfke patlaması olarak kendini gösterebilir.

Çocukların sınırlar ve kurallar ile yüzleşmesi ya da istediği bazı şeylerin gerçekleşmemesi öfke patlamasına neden olabilecek diğer unsurlar… Buna ek olarak; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu da çocukların duygularını ölçülü bir şekilde ifade edemeyip öfke patlaması yaşaması için bir etken olabilir. Otizm spektrum bozukluğu, asperger sendromu gibi patolojik durumlarda dışavurumun bir patlama şeklinde olması mümkün…

Öfke Patlamalarını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Peki; öfke patlamalarını önlemek için neler yapılabilir? Öncelikle öfke problemlerine neden olan sebepleri anlaşılmaya çalışmak büyük önem taşıyor. Ne zaman oluyor? Öfke nöbeti öncesinde ve sonrasında neler oluyor? Sıklıkla kimin yanında ve nerede oluyor? Bu gibi soruların yanıtlarını aradığınızda ve durumu gözlemlediğinizde, çocuğun öfke nöbeti süreçleri ve nedenleri hakkında farkındalığa ulaşmak mümkün olacaktır. Öfke kaynağı fark edildiğinde, öfkeyi ve durumu adlandırarak yardımcı olmak doğru olacaktır.

Öfke patlamaları sırasında olmamak kaydıyla, kendini ifade etmesi için alternatif çözümler önerilebilir. Örneğin; yastığa vurmak, yazmak, kâğıt yırtmak gibi… Belirli rutinleri hazırlamak ve sürdürmek de öfke nöbetinin oluşmasına sebep olabilir. Çocuğa seçme şansı tanımak bu noktada oldukça önemlidir. Örneğin; dışarı çıkarken mavi ayakkabısını giymek isteyen bir çocuğa hangi ayakkabıyı girmek istediği sorulabilir. Bunun gibi erken önlemler öfke patlamalarının önüne geçilmesine yardımcı olabilir.

Öfke Patlaması Sırasında Nasıl Davranmak Gerekir?

Peki, öfke patlaması sırasında çocuğa nasıl davranmak gerekir? Her şeyden önce sakin olmak gerekir. Öfke patlaması yaşarken göz teması kurmak doğru değil. O an aldırmıyormuş gibi görünüp, sakinleştiği zaman tekrar iletişim kurulabilir. Sakinleşmesi için güvenli alanlar yaratmak önem taşır. Öfke nöbeti sırasında açıklama yapmak ya da çocuğa öğüt vermek olumlu sonuçlanmaz. Aksine çocukta öfke artmasına sebep olabilir. Yapılacak en büyük hatalardan biri öfke nöbeti yaşarken çocuğa kızmak ya da bağırmaktır. İnatlaşmak ya da cezalandırmak öfke patlamasının şiddetinin artmasına sebep olabilir. Çocuk sakinleştiğinde sevildiğini hissettirerek davranışının yanlış olduğu anlatılabilir ve onu sinirlendiren sebepler hakkında konuşulabilir. Çocuklar, öfke duyduklarında ya da öfke patlaması yaşadıklarında kendilerini kontrol edemezler. Böyle durumlarda sarılmak çocuğun sakinleşmesine yardımcı olabilir.

Öfke patlamalarını nasıl kontrol altına alabileceğinizi öğrenmek ve uygulamak zaman alabilir. Eğer çocuğunuz günde üç kereden fazla ve uzun süreli öfke nöbetleri yaşıyorsa ve yatışmakta güçlük çekiyorsa bir uzmandan yardım almanız doğru olacaktır. Aynı şekilde; çocuğunuz öfke nöbeti sırasında duygularını kontrol edemiyor ve ona nasıl yaklaşmanız gerektiğini bilmiyorsanız bir uzmana başvurabilirsiniz. Öfke, öfke patlaması ya da öfke nöbeti ile ilgili sorularınız varsa ya da psikoloji hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız aba Psikoloji ile iletişime geçebilir, YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.

Read More

Öfke, genellikle bizi hoşnut hissettirmeyen durumlara karşı verilen tepki duygularından en temelidir. Günlük yaşantımızın aslında bir parçası olan öfkeyi hayatımızdan tamamen çıkarmak oldukça zordur. Metropollerde yaşayan insanlar için başlıca trafik, trafik kurallarını çiğneyen insanlarla aynı yolu paylaşmak zorunda kalmak, iş hayatımızda düzensiz çalışma arkadaşlarınızdan dolayı projelerinizin yetişmemesi ve haksız yere fazla mesai yapmak, sürekli baskıya maruz kaldığınız yöneticilerinizin olması, sizden bir iş istenmesi fakat gerekli materyallerin sağlanmaması, size hakaret eden yönetici veya patronlar, profesyonel olmayan müdürler, sosyal çevrenizde bulunan anlayışsız veya bencil arkadaşlar, baskıcı ve anlayışsız anne babalar derken saymakla bitiremeyeceğimiz ve bizi öfke krizlerine sokacak bir çok etken aslında hayatımızın bir parçası. Bu olaylar karşısında verilen tepkiler uygun olduğu sürece sağlıklıdır. Uygun olması ise, insanın bir olayla karşılaştığında gerekli tepki o an uygunca belirtmesidir. Aslında bu şekilde öfke krizinin de önüne geçmiş bulunuyorsunuz. İçinizde biriken öfkenin önüne geçmek her zaman zor olacağından, zamana bırakıp içinizde büyümesine izin vermek yerine olay sırasında uygun bir dille hoşnut olmadığınızı iletebilirsiniz. Öfkenizi içinize atmanız öfke krizine neden olarak sürekli duyduğumuz şeyleri siz de yaşamış olursunuz. ‘ Gözüm hiçbir şey görmedi. ‘ ‘ Hatırlamıyorum.’ ‘Kendimi kaybettim.’ Cümleleri sizin öfke kriziniz süresince yaşadığınız psikolojik patlamayı anlatır. Öfke krizi sırasında sadece mental olarak değil fiziken de size zarar verebilir.

Öfke Krizi Sırasında Hissedilenler

  • Kalp atışlarınız hızlanır ve buna bağlı olarak kan basıncınız artar.
  • Kendinizi kontrol edemeyeceğiniz kadar gergin ve stresli olursunuz.
  • Tartıştığınız süre boyunca istemeseniz de karşınızdaki kişiye veya yakınızdaki kişiye şiddet gösterebilirsiniz.
  • Bilincinizi kaybedebilir ve kriz sonrası hatırlamaya çalıştığınızda hiçbir şey hatırlayamayabilirsiniz.
  • Bu zamana kadar içinize attığınız tüm sinirsel boşalmayı yaşayacağınız için kaslarınız kasılabilir ve hareket kabiliyetinizi kaybedebilirsiniz.
  • Ağlama krizleri yaşayıp buna bağlı eğer var ise kronik rahatsızlıklarınız bu duruma eşlik edebilir.(Astım, vertigo, panik atak, anksiyete gibi…)

Öfke Krizini Kontrol Altına Almak

Rahatlamak

Kendinize rahatlamanız gerektiğini veya sakinleşmeniz gerektiğini söyleyin. Derin derin nefes alarak akciğerlerinden nefesler alıp, kontrollü bir şekilde yavaşta verin. Nefes aldığınız süreç içerisinde sizi rahatlatan sahneleri düşünmeye çalışın veya huzurlu olmak istediğiniz bir yer var ise oradaymış gibi düşünün. Daha profesyonel olarak kontrol almak istiyorsanız öfke krizleri geçirmeyi beklemeden yoga gibi meditasyon gibi size iyi gelecek egzersizlere başlayın.

Bilişsel Düşünceler

Öncelikle düşünme şeklinizi değiştirerek başlayabilirsiniz. Sinirliyken veya çok öfkeliyken ilk akla gelen olumsuz değerlendirmek ve dramatize etmektir. Bu düşünce biçiminden uzaklaşıp, rasyonel düşünmeye çalışmalısınız. Bu, öfkenizi kontrol altına almanızı sağlayacaktır. Düşündüklerinizi ifade ederken kullandığınız kelimelerde durumun daha derine inmesine neden olabilir. ‘ Asla’ ‘ bir daha hiç’ gibi devamlılığı asla gelmeyecek kelimeler kullanmanız karşınızdaki insanı da öfkelendireceğinden kontrol altına alınamayan bir tartışmanın ortasında bulabilirsiniz kendinizi.

Yaşadınız Problemi Çözümleme

Yaşamış olduğunuz herhangi bir problemin çözümüne odaklanmak yerine süreçte kaybolursanız bu durum sizi daha da sinirlendirecek ve öfke krizi geçirmenize neden olacaktır. Problem yaşamanın her şey gibi normal olduğunu kabullenir ve bunun çözümüne odaklanırsanız kendinize daha az zarar vererek problemi çözmüş olursunuz. Planlarınız veya projeleriniz sürecinde sürekli kontroller sağlayarak yaşayacağınız problemlerin önüne geçemezsiniz. Problem yaşmak ya da aksilikle baş başa kalmak doğal bir süreçtir. Sizin yapmanız gereken en az zararla bununla nasıl baş edeceğinizdir.

Read More