Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Odaklanmakta zorlanıyor musunuz? Yapmamanız gereken ya da ihtiyacınız dışında sürekli hareket etmek mi istiyorsunuz? Kendinizi başkalarının hareketlerini ve sözlerini keserken bulduğunuz çok sık mı oluyor? Bu sorulara cevaplarınız ‘evet’ ise ve özellikle de bunları sürekli yaptığınızı düşünüyorsanız siz de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna sahip bir yetişkin olabilirsiniz.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kişilerin yaş gruplarından beklenen gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri ertelemeyi reddetme ve dikkat sorunları gibi belirtilere sahip bir nörolojik bozukluktur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu bulunan insanlar dikkatlerini toplamakta ve fevri ya da dürtüsel davranışlarını kontrol etmekte zorlanırlar. Bu nedenle genellikle tez canlı ve çok hareketli kişiler olarak bilinirler. Genellikle öyle olduğu sanılsa bile DEHB bir çocuk hastalığı değildir. Semptomları çocuklukta başlamasına rağmen ergenlikte ve yetişkinlikte de devam eder.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belli, tek bir sebebi yoktur. Genetik (yani biyolojik) veya çevresel faktörlerden kaynaklanabilir. Duygusal ve davranışsal problemler, kişilerin sosyal, akademik ya da kişisel yaşantılarında direkt etki yaratır. Yetişkinlerde görülen DEHB’nin yarattığı en büyük sorunlar genellikle iş yerlerinde karşılarına çıkar. Bu kişiler sık iş değiştirmek zorunda kalabilir, sahip oldukları becerilerini göstermeyi başaramayabilir ve özgüven eksikliği çekebilirler.

18 yaşından itibaren hayatlarında genelde büyük değişimler yaşayan yetişkinler, bu dönemde yalnızca sosyal değil duygusal ve ruhsal olarak da bir dönüşüm yaşar. Üniversite eğitiminin, aileden ayrı yaşamanın başlaması gibi yeniliklerin de görüldüğü bu dönem, kişinin kendi kendini idare ettiği ve tek başına bir birey olduğu zamandır.

Geleceğe dönük yapılan planların ciddiyet kazandığı bu yıllarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan kişiler akranlarına kıyasla daha fazla umutsuzluğa kapılabilir. Bu sorunla birlikte özgüven eksikliği, kaygı ve korkular, sınav kaygısı, uyku bozuklukları, depresyon, sosyal uyumsuzluk ve sosyal fobi, saldırganlık, öfke kontrolü problemleri, yeme bozuklukları, tikler, takıntılar, madde bağımlılığı gibi duygusal ve davranışsal problemler ortaya çıkabilir.

Profesyonel anlamda tanısı konulmuş dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yetişkinlerin sosyal ve bilişsel becerilerini olumsuz etkileyeceği için kontrol altına alınmalıdır. Çünkü giderilmeyen duygusal ve davranışsal problemler yetişkinlerin bütün hayatını etkileyen sonuçlara sebep olabilir.