Blog

5 Temel Soruyla Öğrenme Güçlüğü

Çocuklarda ve gençlerde olduğu gibi yetişkinlerde de görülebilen bir rahatsızlık olarak öğrenme güçlüğü, hayat kalitesini düşüren ve bireyin çevresiyle olan iletişimini kısıtlayan önemli bir sorundur. Öğrenme güçlüğünün belirtilerini özellikle çocuklarda gözlemlemek ve zamanında müdahale etmek önemlidir.

Öğrenme güçlüğü

Nedir?

Öğrenme güçlüğü, organik bir sebebe bağlı olmaksızın kişinin okuma, yazma, anlama, sosyal olguların farkına varma ve temel iletişim becerilerini geliştirme konusunda sorunlar yaşamasına neden olan nörolojik temelli bir bozukluktur. 

Kişinin sorun yaşadığı konuya göre öğrenme bozukluğu çeşitleri vardır. Halk arasında da yaygın olarak bilinen disleksi okuma sorunlarını, disgrafi yazma sorunlarını, diskalküli hesaplama yapma sorunlarını ve dispraksi de motor ve sosyal becerilerde yaşanan sorunları kapsar. Çocuklar ve gençler bu bozukluklardan sadece birini yaşayabileceği gibi tamamını da yaşıyor olabilirler.

Belirtileri Nelerdir?

Öğrenme güçlüğünün erken yaşta belirtilerini görmek mümkündür. 

Bunlar temel anlamda; konuşurken sorun yaşama, dil kullanımında kısıtlama, öğrenmede, kavramları algılamada zorlular çekme, sosyal öğrenme ve motor becerilerde yetersiz kalma şeklinde kendini gösterebilir.

Tanısı Nasıl Konulur?

Öğrenme bozukluğunun tanısı, en sağlıklı şekilde bir uzmanın klinik değerlendirmesi sonucunda yapılabilir. Belirtilerden en az birini taşıyan ve bu sorunu en az 6 aydır yaşayan çocuğun, gencin ya da yetişkinin öğrenme bozukluğuna sahip olduğuna kanaat getirilir. 

Bunun yanında öğrenme bozuklukları testi de ebeveynlerin kolaylıkla erişebilecekleri ve ilk tanıyı koymak adına destek alabilecekleri bir yöntemdir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Öğrenme güçlüğü, nedeni bilinmeyen rahatsızlıklardan biridir. Çoğu zaman bir ömür boyunca sürebilmektedir. Bu yüzden kesin bir tedaviden söz etmek doğru olmasa da, bu bozukluklardan doğacak sorunları en aza indirgemek mümkündür. Bireyin yaşadığı duygusal problemleri tespit edebilmek, bu konuda kendisine destek sağlamak, zorlandığı alanlarda onu destekleyecek çalışmalar yapmak bu bozukluğun olumsuz etkilerini azaltmada ilk adım olacaktır. 

Tedavi süresince, ne kadar uzun sürerse sürsün, ebeveyn desteği büyük rol oynamaktadır. Hissedilen destek ne kadar sağlam olursa, kişinin okulda, işinde, özel ilişkilerinde ve toplum düzeninde başarılı olması da o derecede mümkün olabilir. 

Bu süreçte öğrenme bozukluğu dernekleri de ebeveynlere ve çocuklarına gerekli desteği verebilmektedir. Bu derneklerden anne babalara özel eğitimlere, panellere seminerlere erişim sağlanabilir.

Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

Bu hastalığa olan yaklaşımda en önemli nokta kesinlikle destektir. Ailelerin çocuklarının olumlu yanlarını ön plana çıkarmaları, bu konuda çocuklarını da bilinçlendirmeleri, spesifik başarılar üstünden sınırlandırma ve sınıflandırma yapmamaları, hayal kırıklığı yaşamamak adına beklentilerine hâkim olmaları, her çocuğun kendine has özgü olduğunu unutmamaları gerekmektedir. 

Kaynakça:

  1. https://ldaamerica.org/types-of-learning-disabilities/
  2. https://www.medicalpark.com.tr/ogrenme-guclugu-nedir/hg-1401
  3. http://disleksidernegi.org/

Bir cevap yazın