Otizm Testleri

Otizm ve Otizm Testleri ile Erken Teşhis

Nörolojik gelişimsel bir bozukluk olan otizm, “Spektrum bozukluğu” olarak da adlandırılıyor. Doğumdan itibaren üç yıl içerisinde kendisi göstermeye başlayan otizm, bireylerin yaşantıları boyunca iletişim ve sosyal yönden sorunlar yaşamalarına neden oluyor. 

Ebeveynler, özellikle sosyal faaliyetler üzerinden çocuklarının gelişimlerini rahat bir şekilde izleyebilirler. Otizmli çocuklar çevreleri ile pek iyi ilişki kuramadıkları ve kendi yaşıtlarına oranla sözlü iletişimde sorunlar yaşamaları sebebiyle sağlam sosyal bağlar kurma konusunda problemlerle karşılaşıyorlar. Herhangi bir “kesin” tedavi modeli olmayan otizmde erken teşhis otizmin kontrol edilebilir bir seviyeye gelmesi bakımından büyük önem taşıyor. 

Bu noktada ebeveynlerin çocuklarına otizm teşhisi konulsa da konulmasa da çocuklarının gelişimlerini izleyerek, otizm testlerinden yararlanmaları gerekiyor. Zira otizm erken teşhis edilmesi durumunda yüzde 70’e kadar kontrol altında tutulabiliyor. 

Otizm konusunda ebeveynlerin dikkat etmesi gereken belirtilere gelecek olursak; belirtilerin sosyal ögeler çerçevesinde kendini gösterdiğini görüyoruz.  24 aya kadar bir iki kelime dışında konuşma güçlüğü çekilmesi, göz teması kuramama, yaşıtlarına göre daha çekingen ve içe kapanık bir tavır sergileyen çocukların ebeveynlerinin otizm testlerinden yararlanmaları gerekiyor. 

Dilerseniz çocukların gelişimi için büyük önem taşıyan başlıca otizm testlerini biraz daha yakından tanıyalım:

M-Chat (Otizm Testi): 10-15 dakika süren M-Chat testi, 23 madden oluşurken, sorular ebeveynler tarafından cevaplanır. 18 aylıktan daha büyük çocukların katılabildiği testte, çocukların genel durumları ölçümleniyor. 

Otizm Tarama Testi: 4 yaşını dolduran çocuklara yönelik yapılan Otizm Tarama Testi, çocukların iletişim ve sosyal becerilerini gözler önüne serer. Çocuklar tarafından cevaplanan testte, katılımcılar 40 adet soruya kendilerine tanınan sürede cevap vermeleri bekleniyor. 

İki Yaş Tarama Testi: 2 yaş ve altı çocuklara uygulanan tarama testi, çocukların taklit, dikkat, kontrol, oyun ve motor fonksiyonlarının takip edilmesine imkan tanıyor. Bu sayede çocukların ilerleyen süreçte bu bozukluklardan en az seviyede etkilenmeleri sağlanıyor.

CARS Derecelendirme Sistemi: Kısaca otizmli çocuklarını davranışlarını ölçümleyen CARS Derecelendirme Sistemi’nde çocukların konuşma becerisi, adaptasyon, motor fonksiyonlar ve sosyal iletişim becerileri takip edilir. 

PEP3 Testi: PEP-3 (Psikolojik Eğitim Profili-3), 6 ay ila 7 yaş arasındaki çocukların gelişimlerini incelerken, otizmli ve iletişimsel engeli bulunan çocukların beceri ve davranışlarını değerlendirmeye olanak sağlar.

Leiter Testi: Çocukların belirli bir modeli oluşturan parçaları bu modele uygun bir şekilde bir araya getirmeye çalıştığı Leiter testi, 18 yaşına kadar her bireye uygulanabilir. Çocuklara teker teker verilen parçaların çocuklar tarafından doğru yerleştirilmesine baz alan testte, çocukları aldığı doğru kararlar testin bir sonraki aşamaya geçmesi ile sonuçlanır. 

Otizm Testi Uygulanırken İzlenmesi Gereken Yollar

Her şeyden önce sorulara verilen yanıtlar mutlak suretle pedagog, pediatri uzmanı, psikolog ya da psikiatrist nezaretinde verilmelidir. Bu sayede otizm testi çok daha kesin bir sonuç verecektir. Her ne kadar ebeveyn ve çocuk ilişkisi son derece sıkı olsa bile uzman görüşlerin bu noktada yakalayabileceği bir detay, çocukların gelecekleri açısında büyük bir önem taşıyabilir. 

Test ve teşhis sürecinden sonra çocukların durumuna göre ebeveynlerin otizmli öğrencilerin eğitim gördükleri sınıflara başvurabilirler. Otizmli öğrenciler, bu sınıflarda aldıkları eğitim sayesinde yaşadıkları toplumla çok daha uyumlu ve tutarlı olabiliyorlar. Buna ek olarak bu sınıflarda edilen görsel bilgi ve işitsel yaklaşımlar, otizm sahibi bireylerin diğer bireylerle çok daha sağlıklı bir iletişim kurmasının yolunu açabilir. 

Merhaba Aba Psikoloji Danışmanı!
Powered by