Sosyal medya, günümüzde sadece yetişkinlerin değil, çocukların da hayatının bir parçası haline geldi. Çoğu sosyal medya uygulaması kullanıcıların en az 13 yaşında olmasını gerektirse de, yapılan bir ankete göre 10-12 yaş arası çocukların yarısı ve 7-9 yaş arası çocukların üçte biri aktif olarak sosyal medya uygulamalarını kullanıyor. Bu durum, çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği riskleri ve çocuklarda sosyal medya denetiminin neden bu kadar kritik olduğunu bizlere açık ediyor.

Birçok uzman, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini yeni yeni anlamaya başlarken, bazı araştırmalar, özellikle Instagram, Snapchat ve TikTok gibi platformların, çocuklar üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceğini belirtiyor. Peki, bu olumsuz etkiler nelerdir? Ebeveynler olarak çocuklarımızı bu olumsuz etkilerden nasıl koruyabiliriz? Ve en önemlisi, çocuklarımızla sosyal medya hakkında nasıl sağlıklı bir iletişim kurabiliriz?

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Sosyal medya, dijitalleşen dünyamızda çocuklar için kaçınılmaz bir gerçek haline geldi. Bu platformlar, çocukların sosyal, bilişsel ve duygusal gelişimlerini etkileyen birçok faktörle doludur. Ancak bu etkilerin tamamı olumlu değildir. Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini birlikte inceleyelim.

Olumlu Etkiler

  1. Sosyal İletişim ve Ağ Kurma: Sosyal medya, çocukların sınıf arkadaşları, aile üyeleri ve diğer etkinliklerle sürekli iletişim halinde kalmalarını sağlar. Bu, onların sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir. Aynı ilgi alanlarına sahip bireylerle ağ kurarak, arkadaşlarıyla daha derin ve anlamlı bağlar geliştirmelerine olanak tanır.
  2. Eğitici İçeriklere Erişim: Sosyal medya, çocuklara çeşitli konularda bilgi edinmeyi cazip ve interaktif bir şekilde sunar. Videolar, infografikler ve interaktif içerikler sayesinde, öğrenme süreci daha eğlenceli ve etkili hale gelir.

Olumsuz Etkiler

  1. Fiziksel ve Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri: Sosyal medyanın aşırı kullanımı, çocukların hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını tehdit edebilir. Örneğin, uzun süreli ekran başında kalma; göz sağlığı sorunlarına, duruş bozukluklarına ve hareketsiz yaşam tarzına yol açabilir. Ayrıca, aşırı sosyal medya kullanımı, depresyon ve anksiyete riskini de artırabilir.
  2. Gerçekçi Olmayan Güzellik Standartları: Sosyal medya platformları, özellikle gençlerin kendilerini sürekli olarak diğerleriyle kıyaslamalarına neden olabilir. Bu, özsaygı sorunlarına, beden imajı sorunlarına ve genel olarak mutsuzluğa yol açabilir.
  3. FOMO (Günceli Kaçırma Korkusu): Çocuklar ve gençler, sosyal medya üzerinden arkadaşlarının ve tanıdıklarının paylaştığı içeriklere bakarak, kendi yaşamlarını eksik veya yetersiz görebilirler. Bu, sürekli olarak yeni paylaşımları kontrol etme ihtiyacı yaratarak tatminsizliğe ve yalnızlık hissine neden olabilir.
  4. Siber Zorbalık ve Gizlilik Sorunları: Sosyal medya, çocukların siber zorbalığa maruz kalma riskini artırabilir. Ayrıca, çocuklar genellikle gizlilik konusunda yeterince bilinçli değildir, bu da kişisel bilgilerinin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılma riskini artırabilir.

Sosyal Medya Kullanımını Dengeleme ve Yönlendirme

Eğer çocuğunuzun sosyal medya kullanmasına izin veriyorsanız, bu kararın bazı sorumluluklarla geldiğini unutmamanız gerekir. Öncelikle, çocuğunuzun ne tür içeriklere erişebileceğini, kimlerle iletişim kurabileceğini ve hangi platformları kullanabileceğini net bir şekilde belirlemeniz önemlidir. Aynı zamanda, çocuğunuzun sosyal medyada ne kadar zaman geçireceği, hangi saatlerde kullanabileceği ve hangi tür paylaşımlarda bulunabileceği gibi konularda da sınırlarınızı ve beklentilerinizi açıkça ifade etmelisiniz.

Olgunluk Seviyesini Gözlemleyin

Çocuğunuz teknik olarak bir platform için uygun yaşta olsa bile, buna hazır olmayabilir. Olgunluk seviyelerini değerlendirin ve sosyal medya kullanımı için kurallarınızı ve beklentilerinizi açıkça belirtin.

Düzenli İletişim Kurun

Çocuğunuzla sosyal medya hakkında sürekli diyalog halinde olun. Yeni trendler, popüler içerikler veya yaşadıkları deneyimler hakkında konuşun.

Ekran Süresini Kontrol Edin

Amerikan Pediatri Akademisinin önerdiği üzere, ekran süresini günde iki saatle sınırlayın. Ancak, çocuğunuzun yeterince fiziksel aktivite ve sosyal etkileşim aldığından emin olun.

Kullanımlarını Gözlemleyin

Çocuğunuzun hangi uygulamaları kullandığını ve bu uygulamalarda ne tür içeriklerle ilgilendiğini kontrol edin. Uygulamaların amacını ve içeriğini anlamaya çalışın.

Çocuğunuza Doğru Model Olun

Çocuğunuza, sosyal medyada nasıl davranılması gerektiğini göstermek için iyi bir örnek olun. Kendi sosyal medya alışkanlıklarınızı gözden geçirin ve onlara olumlu bir model sunun.

Çocuklarda Sosyal Medya Denetimi Nasıl Olmalı?

Dijital çağda, çocuklarımızın sosyal medya ve internetle erken yaşlarda tanışması kaçınılmazdır. Ancak bu, ebeveynlerin çocuklarının çevrimiçi deneyimlerini güvenli ve eğitici bir şekilde yönlendirmeleri gerektiği anlamına gelir. Peki, ebeveynler çocuklarının sosyal medya kullanımını denetlemek için neler yapmalı?

İçerik Filtreleme Sistemleri

Reşit olmayanların uygunsuz içeriğe erişimini engellemek için içerik filtreleme sistemlerini kullanabilirsiniz. Bu, çocukların yaşlarına uygun olmayan içeriklerden korunmasına yardımcı olur.

Sörf Süresi Kontrolü

Çocuğunuzun internet başında geçirdiği süreyi belirleyerek, belirli bir süre sonunda otomatik olarak internet erişimini durdurabilirsiniz. Böylelikle, çocukların ekran başında aşırı zaman geçirmelerini önlersiniz.

Etkinlik İzleme

Ebeveynler ve eğitimciler, çocukların tarama ve arama geçmişini izleyerek hangi siteleri ziyaret ettiklerini görebilirler. Bu, potansiyel tehlikeleri önceden tespit etmeye yardımcı olur.

Yapılandırma Koruması

Yapılandırma koruması, ebeveyn kontrol ayarlarınızın korunmasını sağlar. Çocuklar, merakları veya belirli kısıtlamalardan kaçınma istekleri nedeniyle bu ayarları değiştirmeye çalışabilirler. Yapılandırma koruması, bu tür değişiklikleri engelleyerek, ebeveynlerin belirlediği kısıtlamaların ve filtrelerin sürekli aktif kalmasını garantiler.

Sosyal Medya Platformlarındaki Ebeveyn Kontrol Araçları

Büyük sosyal medya platformları, ebeveynlere çocuklarının deneyimlerini kontrol etmelerine yardımcı olacak araçlar sunmaktadır. Örneğin, Instagram, ebeveynlere genç kullanıcıların deneyimleri üzerinde daha fazla kontrol sağlamak için bir dizi özellik sunar. Ebeveynler, bu özellikler sayesinde çocuklarının sosyal medyada ne kadar zaman geçirdiklerini kontrol edebilir, hangi profilleri takip ettiklerini görebilir ve belirli etkinlikler için bildirim alabilirler.

Yaşa Uygun Kullanıcı Profilleri

Bazı içerik sağlayıcılar, çocukların yaşlarına uygun içeriklere erişimini sağlamak için yaşa uygun kullanıcı profilleri oluşturma seçeneği sunar. Örneğin, Netflix veya Youtube Kids, çocuklara uygun içerikleri filtreleyerek ebeveynlere destek sunmaktadır.

Sosyal Medya Kullanımında Sağlıklı Sınırlar Koyma

Çocuklarımızın dijital dünyayla sağlıklı bir denge kurması, onların gelişimi için önemli bir adımdır. Bu dengeyi sağlamanın yollarından biri de sosyal medya kullanımında sağlıklı sınırlar belirlemektir. Peki biz ebeveynler bu sınırları nasıl belirleyebiliriz? 

Birlikte Keşfedin

Çocuğunuzun dijital dünyada nelerle karşılaştığına dair gerçek bir fikriniz olması için onunla birlikte bu dünyayı keşfedin. Birlikte oyun oynamak veya videoları izlemek, çocuğunuzun hangi içeriklere maruz kaldığını anlamanıza yardımcı olurken, aynı zamanda onunla kaliteli zaman geçirme fırsatı da sunar.

Yaratıcılığı Teşvik Edin

Dijital dünya sadece tüketmek için değil, aynı zamanda yaratmak için de bir fırsattır. Çocuğunuzu, sanatsal yeteneklerini geliştirebileceği yaratıcı platformlara yönlendirerek dijital medyanın olumlu yönlerini keşfetmesini sağlayabilirsiniz.

Aile Medya Planı Oluşturun

Bir Aile Medya Planı, her bireyin ekran süresi ve içerik tercihleri hakkında fikir sahibi olmasına yardımcı olabilir. Bu plan, aile bireylerinin sosyal medya kullanımı konusunda ortak bir anlayışa sahip olmalarını sağlar ve olası anlaşmazlıkları en aza indirir.

Sosyal Medya Detoks Zamanları Belirleyin

Çocuğunuzun ekran başında geçirdiği süreyi dengeli bir şekilde dağıtarak, onun hem fiziksel hem de zihinsel sağlığını koruyabilirsiniz. Belirli saatlerde veya günlerde ekran kullanımını sınırlayarak, çocuğunuzun diğer aktivitelere daha fazla zaman ayırmasını teşvik edebilirsiniz.

Çocuklar ve Sosyal Medya: Bilinçli Büyümenin Anahtarın Aba Psikoloji İle Keşfedin

Çocuklarımızın dijital dünyada sağlıklı büyümesi, gelecekteki başarılarını şekillendiren temel bir adımdır. Aba Psikoloji olarak, çocuklarınızın bu yolda desteklenmesi ve yönlendirilmesi için sizinle birlikte çalışmaktan memnuniyet duyarız. Bu konuda daha fazla bilgi, rehberlik ve destek için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Ayrıca, psikoloji, kariyer ve eğitim süreçleri hakkında daha fazla içerik için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın. 

Çocuklarınızın dijital deneyimlerini anlamalarına, olumlu alışkanlıklar geliştirmelerine ve zorluklarla başa çıkmalarına yardımcı olmak için buradayız.

Read More

Sosyal medya kullanımı, 21. yüzyılın iletişim şekli oldu. Özellikle 2020’de hayatımıza giren pandemi koşulları ile tüm dünyada sosyal medya kullanım sıklığı arttı. Günümüzde her yaştan birey veya kurum kendi hesaplarını oluşturmakta ve aktif şekilde sosyal medyayı kullanmaktadır. Sosyal Medya tanımı yapıldığında kullanıcıların kendi ürettiği içeriği yayınladığı ve paylaştığı online platformdur.

İletişime geçmenin yanı sıra, kendini ifade etme, reklam verme, ikna ve etkileme aracı olarak da kullanılmaktadır. BTK’nın açıkladığı en sık kullanılan sosyal medya ağları yaş gruplarına göre farklılık göstermektedir. Sosyal medya kullanım yaşı 13 yaş ve üzeridir. Uzmanlar önermiyor olsa da pek çok aile daha küçük yaş gruplarına da hesap oluşturabilmektedir.

Sosyal medya internetin ve hesaplara erişilebilecek teknolojik cihazın bulunduğu her ortamda kullanılabilmektedir. Dolayısıyla çocuk ve gençler için sosyal medya kullanımının takip edilmesi, bilinçli kullanım hakkında bilgilendirmeler yapılması gerekmektedir. Gençler için sosyal medya hesaplarının nasıl, ne sıklıkta ve hangi amaçla kullanıldığı gencin kendisi ve ailesi tarafından takip edilmelidir.

Sosyal Medya Kullanımı Gençler İçin Faydalı mı Zararlı mı?

Özellikle ergenlik yıllarını içine alan 12-21 yaş grubu için sosyal medya kullanımı farklı değişkenler göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Bu yaş grubu 21. Yüzyılda dünyaya gelmiş dolayısıyla teknolojinin içerisine doğmuş bireylerden oluşmaktadır. Dolayısıyla bu yaş grubu için teknolojinin, internetin ve sosyal medyanın kullanımı diğer kuşaklardan çok daha farklıdır.

Onlar için sosyal medya, teknolojik ürünler ve internet; bilgiye erişme, bilgiyi kullanma, bilgiyi yayma araçlarıdır. Bunun yanı sıra sosyal medya sosyalleşme, kişilik geliştirme, kendini ve diğerlerini kıyaslama ve değerlendirme alanıdır. Ergenliğin getirdiği fiziksel, zihinsel, duygusal değişiklikler nedeniyle gençler için ergenlik kendileriyle fazlaca meşgul oldukları dönemdir. Bu dönemde aileyle paylaşımlar azalırken akranlarla paylaşım sıklığı ve geçirilen zaman artmaktadır.

Bu zamanın önemli bir bölümü de sosyal medya ve internet üzerinde geçirilmektedir. Dolayısıyla özellikle duygusal ihtiyaçlar noktasında gençler burada incinmeye veya incitmeye açık durumdadır. Dijital zorbalık çağımızın önemli bir sorunu haline gelmektedir. Bugün pek çok aile sosyal medyanın olumsuz etkilerinden koruyabilmek adına çocuklarına kullanım kısıtlamaları getirmektedir. Ancak sosyal medyanın günümüz koşullarında kısıtlanması veya yasaklanması yapıcı ve yararlı bir çözüm değildir.

Kısıtlamak yerine nasıl daha sağlıklı, verimli ve bilinçli kullanılabileceği bireylere öğretilmelidir. Sosyal medya kullanımının avantaj ve dezavantajlarını ayrı ayrı ele alalım.

Sosyal Medya Kullanımının Gençler İçin Faydası

Sosyal medya kullanımı zararlarından bahsetmeden önce bilinçli kullanıldığında gençlere hangi faydaları sağladığından bahsedelim. Özellikle pandemiyle beraber sosyal medya kullanımı gençlerin sosyal ilişkilerini devam ettirebilmesi için önemli hale geldi. Yüz yüze grup olarak görüntülü görüşme yapılabilecek platformlarda öğrenciler ders çalışabiliyor, bilgilerini ve fikirlerini paylaşabiliyor. Akademisyenlerin, eğitmenlerin sosyal medyada paylaştığı canlı yayınlara erişilebiliyorlar.

Gençler sadece kendi ortamlarından insanlarla değil dünya çapında da farklı insanlarla etkileşim kurabiliyor. Böylece hem yabancı dil kullanımlarını geliştiriyor hem de farklı kültürleri tanıyabiliyorlar. Çekingen mizaca sahip, dolayısıyla iletişim başlatmakta zorlanan bireyler sosyal medyada daha sosyal ve girişken olabiliyor.

Gençler oluşturdukları blog, youtube veya instagram sayfaları aracılığıyla yetkinlik alanlarına yönelik içerik üretebiliyorlar. Verimli içerik sunabilmek için daha çok araştırıyor, bilgilerini geliştiriyorlar. Böylece bilgilerini tazeleme, geliştirme ve paylaşma imkanına sahip oluyorlar. Ayrıca ilgi ve ihtiyaç alanlarına göre başkalarının profesyonel içeriklerini takip ederek bilgi edinebiliyorlar. Model aldıkları kişilerin sosyal medya kullanımlarını örnek alarak benzer ilgi alanlarına ve çalışmalara yönelebiliyorlar.

Sosyal medya aynı zamanda pek çok genç için dünyadan haberdar olma kaynağı. Yani dijital ortamda gençler güncel olayları, ekonomiyi, siyaseti, bilimi ve teknolojiyi dünyayla aynı anda takip edebiliyorlar.

Sosyal Medya Kullanımının Gençler İçin Zararları

Sosyal medya mecraları birbirini tanıyan insanlar kadar tanımayan insanların da etkileşimde olduğu bir ortamdır. Burada bireyler gerçek kişilere ait gerçek hesaplarla iletişim kurmaktadır. Ancak sosyal medyada kimi zaman gerçek dışı kimliklerle çevrimiçi olan bireylerle karşılaşılabilmektedir. Gerçek biriyle iletişimde olduğunu düşünen genç için bunun doğru olmadığı anlaşıldığında ciddi bir yıkım gerçekleşebilmektedir.

Aynı zamanda gençler sahte hesaplarla etkileşime girdiklerinde fiziksel, duygusal ve maddi olarak da tehdit altında olabilmektedir.

Nefret, Hakaret, Tehdit Söylemleri ve Siber Zorbalık

Sosyal medya kullanımı sırasında fiziksel paylaşımın olmayışı bireylerin birbirlerine karşı daha olumsuz söylem, tavır ve tutum sergilemesine neden olabilmektedir. Bireyler gerçek hayatta başkalarına söyleyemeyeceği veya yapamayacağı şeyleri sosyal medya hesaplarından güç alarak yapabilmektedir. Olumsuz, hakaret, küfür, tehdit ya da taciz içeren yorumlar, mesajlar gibi. Bu davranışları sergileyen bireyler karşı tarafın biricikliğine zarar verdiği gibi kendi geleceklerine yönelikte kötü bir itibar geliştirmektedir.

İnternette paylaşılan her bir içeriğin izi kalmakta ve bu izler ileride hoşnut olmayacağımız kanıtlar olarak karşımıza çıkabilmektedir. Dolayısıyla yapılan her türlü içerik paylaşımı gelecek on yıllarda bize zararı olacak mı değerlendirilerek paylaşılmalıdır.

Nefret ve saldırganlık içeren söylem ve davranışlara maruz kalan gençler de sosyal medyadan olumsuz etkilenmektedir. Gençler burada tanıştıkları yabancıların gerçek hayatta da böyle olduğunu düşünmektedir. Dolayısıyla gençler tanınmayan kişilerin tehlikeli ve zorba olduğunu düşünebilmektedir. Bu da gençlerin sosyal ilişkilerini ve sosyal iletişim girişimlerini olumsuz etkilemektedir.

Bir diğer olumsuzluk ise siber zorbalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Nefret, tehdit, hakaret söylemleri de siber zorbalığa girmektedir. Yanı sıra bireylerin özel hayatlarına yönelik görsel, video ve yazışmaların izinsiz paylaşılması da siber zorbalıktır.

Akranlarının Çevrimiçi Hayatlarına Bakarak Kendi Benlik ve Hayatlarını Olumsuz Değerlendiriyorlar

Önemli bir olumsuz etki de gençlerin birbirleriyle sosyal medya performansını kıyaslıyor olmalarıdır. Gençler paylaştıkları içeriklere gelen beğeni ve yorumlarla kendilerini değerli ya da değersiz olarak nitelendirebilmektedir. Beğeni, yorum, takipçi sayısı ve paylaşım sıklığı gençler için önemli olmaktadır.

Gençler birbirlerinin hayatlarına bakarak kendilerini ve yaşantılarını değersiz görmektedir. Paylaşacak ilgi çekici, beğenilebilir içerik bulamayan gençler kırıklığa uğramaktadır. Tanımadıkları akranlarının sosyal medyada sürekli mutlu olduğunu gören gençler kendi hayatlarını renksiz bulmaktadır. Bu da kişinin hayatını, koşullarını ve ilişkilerini gözden geçirmesine neden olmaktadır.

Sosyal Medya Gençleri Kontrolsüz ve İhtiyaç Dışı Tüketime Motive Ediyor

Sosyal medyanın bir diğer olumsuz etkisi ise kontrolsüz ve ihtiyaç dışı tüketime sevk etmesidir. Gençler akranlarının kullandığı ürünleri, markaları bir gruba ait olmak ya da beğeni kazanmak arzusu ile satın alabilmektedir. Kimi ürünlerin maddi yükü gençlerin arzularına ulaşamamasına ve kırıklık yaşamasına neden olabilmektedir. Sosyal medyada yapılan ürün tanıtımları, reklamlar ve dikkat çekici sloganlarla yapılan kampanyalar gençleri etkilemektedir.

Tüketim çılgınlığı bireylerin kişiliklerinden ziyade kendilerini kullandıkları ürün ya da markalarla ifade etmelerine neden olmaktadır.

İstenmeyen İçeriklere Maruz Kalmak Travmatik Duygu ve Düşüncelere Neden Oluyor

Sosyal medyada şiddet, zorbalık, teşhir içeren görsel ve videolar da gençleri olumsuz etkilemektedir. Doğal afetler, kazalar, terör saldırıları, siyasi paylaşımlar gençlerin psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Gençlerde uyku- yeme sorunları, kaygı bozukluğu, depresyon, zarar görme korkusu, gelecek kaygısı gelişebilmektedir.

Gençler maruz kaldıkları içerik ve görüntülerle insanların kötü, tehlikeli ve dünyanın yaşanmaz olduğunu düşünebilmektedir. Tehlike ve kötülükler karşısında savunmasız, aciz, güçsüz olduğunu ve kendisini savunacak bir sistemin olmadığını düşünebilmektedirler.

Sosyal Medya Kullanımı Şekli Gencin Güvenliğini Tehdit Edebiliyor

Gençler etkileşim alabilmek ve hayatlarını paylaşabilmek için kendileri ve mahremiyetleriyle ilgili çok fazla içerik paylaşabilmektedir. Bu paylaşımlar gencin farkında olmadığı kişi ve kişiler tarafından takibe alınabilmektedir. Yaşadığı, okuduğu, çalıştığı yer, gelir düzeyi, yaşam şekli, ailesi hakkında başkalarına kötüye kullanılabilecek bilgiler verebilmektedir. Takip edilme, tehdit edilme, saldırıya uğrama, gasp edilme ya da yaşam alanına saldırı gibi tehlikeli durumlar açığa çıkabilmektedir.

Gencin kendisine yönelik içerikler paylaşması başkaları tarafından görsellerinin çalınarak sahte hesapların açılmasına sebep olabilmektedir. Gencin görseli ile oluşturulan sahte hesaplar istismar, dolandırıcılık ve benzeri kötü amaçlarla kullanılabilmektedir.

Yoğun Sosyal Medya Kullanımı Sosyal Beceri Eksikliği ve Dikkat Sorunlarına Neden Olabiliyor

Aynı zamanda sosyal medya kullanımı sosyal beceri eksikliğine de neden olmaktadır. Teknoloji ve internet aracılığı ile diğerleriyle iletişime geçen birey yüz yüze iletişimde zorluk yaşayabilmektedir. Sürekli ekrana maruz kalmak dikkat dağınıklığına, fiziksel yorgunluğa neden olabilmektedir.

Yapılan araştırmalar gençlerin gün içerisinde ilk ve son baktığı şeyin telefonları olduğunu göstermektedir. Oysa özellikle akademik eğitimlerini sürdüren öğrenciler için uyku öncesi telefonla ilgilenmek gün içerisinde öğrenilen bilgilerin kalıcılığını olumsuz etkilemektedir. Uyumadan önce gün içerisinde öğrenilenlerin 10 dakika tekrar edilmesi ise öğrenmenin etkinliğini artırmaktadır.

Gençler Arasında “Fear Of Missing Out” Görülme Sıklığı Artıyor

Sosyal medyanın yol açtığı bir başka kullanım sorunu ise Fear of Missing Out sorunudur. Türkçedeki adıyla gelişmelerden haberdar olamama, sosyal paylaşımları kaçırma korkusudur.

Fomo hastalığı bireylerin sık sık sosyal medya hesaplarına girmesi, sayfayı güncellemesi, yeni bir şey var mı kontrol etmesi durumudur. Bu bireyler sosyal medya hesaplarından uzak kaldıklarında tıpkı bir bağımlılık türü gibi yoksunluk belirtileri göstermektedirler. Huysuzluk, huzursuzluk, öfke, gerginlik, dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü gibi.

Gençlerin Sosyal Medya Kullanımına Yönelik Ailelere Öneriler

Aileler internet ve teknoloji kullanımının sınırlandırılması ve denetlenmesi aşamasında zorluk yaşayabilmektedir. Özellikle eğitimin online sürdürülmesi ailelerin takip mekanizmasını zayıflatmakta ve çocuklarına kötüye kullanım noktasında bilgi verirken de yetersiz kalmalarına neden olmaktadır. Aileler denetleme noktasında kullanıma hiç izin vermeme ya da tamamen serbest bırakma olmak üzere iki uç arasında gidip gelebilmektedir. Oysa günümüz koşulları teknolojiden mahrum yaşamak için uygun değildir.

Ailelerin sosyal medya kullanımına mani olmak yerine amaçlı, sınırlandırılmış ve kontrollü kullanıma müsaade etmesi gerekmektedir. Aileleri tarafından sosyal medya ve teknoloji kullanımı takip edilen çocuklar daha az bağımlılık gösteriyor. Aynı şekilde ailelerinin gözetiminde olan çocuklar zararlı içeriklere daha az maruz kalıyor. Gençler ailelerinin denetiminin farkında olarak siber zorbalık uygulamaktan kaçınıyor ve başkalarına da zorbalık uygulamıyor.

Ailelerin çocuk ve gençleri sosyal medya kullanımı noktasında bilgilendirmesi gerekiyor. Bilgilendirme ne kadar erken yaşlarda başlarsa çocuğun alışkanlık kazanımı o kadar kolay oluyor. Çocuğunuza sosyal medyada karşılaştığı olumsuzlukları ve tehditleri sizinle paylaşabileceği yönünde güven verin.

Siber zorbalığın çocuğun geleceği için kendisine, benlik gelişimine ve karşısındakine zarar verdiğini anlatın. Sosyal medyada kullanacakları her bir bilginin, cümlenin gerçek hayatta da başkalarıyla konuşulabilir, paylaşılabilir olmasına özen göstermelerini hatırlatın.

Bugünün koşulları değerlendirildiğinde sosyal medya ve internet öğrenci, öğretmen ve ebeveynler için önemli bir araç. Bu araç verimli kullanıldığında başarıyı olumlu yönde desteklemesi kaçınılmaz. Ancak kimi durumlarda bu aracın kullanımı kontrolden çıkabiliyor ve zarar verici hale gelebiliyor. Sosyal medyanın zarar vermeye başladığı fark edildiğinde mutlaka profesyonel desteğe başvurulması gerekiyor. Aba psikoloji her yaştan bireye bu konuda profesyonel destek sunuyor.

Sosyal medya kullanımı verimliliği ve teknolojiyi daha verimli kullanabilmek için Akademik Başarı İçin Teknoloji Nasıl Daha Verimli Kullanılabilir ve Sınava Hazırlık Sürecinde İnternet ve Teknoloji Bağımlılığı ile Başa Çıkma Önerileri yazılarımızı da okuyabilirsiniz.

 

 

 

Read More