Sınava hazırlık döneminde öğrencilerimiz için neler yapıyoruz? Öğrencilerimize nasıl destek veriyoruz? Eğitim ve kariyer noktasında nasıl bir yönlendirme sağlıyoruz? Yaşadığımız yüzyılda eğitim ve kariyer seçimi yapmak birçok öğrenci için zorlayıcı olabiliyor. Çünkü oyunun kuralları sürekli değişiyor. Bu durum üzerinde teknolojik gelişmelerin büyük bir etkisi olduğu biliniyor. Elbette öğrencilerin önünde çok fazla farklı seçenek bulunması da kafa karışıklığına neden olabiliyor. Süreç planlı bir şekilde yürütülmediği zaman olumsuz durumlarla karşılaşmak söz konusu olabiliyor. Çünkü kariyer planlama sürecinin birçok farklı dinamiği bulunuyor. Bu anlamda; atılacak her bir adımın doğru planlanması önem taşıyor. Bu süreçte stratejik davranabilmek önemli bir noktayı oluşturuyor.

Sınava hazırlık döneminin öncesinde öğrencinin hangi alana yönelik bir hazırlık yapacağını belirlemek gerekiyor. Elbette bu noktada; öğrencinin ilgi alanları ve becerileri belirleyici rol oynuyor. aba Psikoloji sürecin ilk adımlarından biri olan bu noktada devreye giriyor. Öğrencilerin ilgi alanlarının tespit edilebilmesi için stratejik yetenek yönetimi ve kariyer testi uygulamalarına başvuruluyor. Bu noktada tek bir test yaparak karar vermek yeterli olmuyor. En az 5 farklı test uygulayarak ve elde edilen verileri değerlendirerek bir sonuca varmak gerekiyor. Stratejik yetenek yönetimi ve kariyer testi uygulamalarının güncelliği de önem taşıyor. Sürecin doğru yürütülebilmesi ve değerlendirilebilmesi uzmanlık istiyor. Bu noktada doğru kariyer danışmanlarıyla çalışmak önem taşıyor.

Sınava Hazırlık Dönemi Nasıl Yürütülmeli?

Öğrencilerin ilgi alanları ve yeteneklerinin tespit edilmesini ülke, okul ve bölüm seçimi süreci izliyor. Bu süreçte son derece dikkatli davranmak gerekiyor. Her üniversitenin farklı alanlarda uzmanlaştığını bilerek hareket etmek gerekiyor. Aynı zamanda kimi alanlar için bazı ülkelerin de daha ön planda olduğu görülebiliyor. Örneğin; moda tasarımı eğitimi almak isteyen bir öğrenci için İtalya uygun bir seçim olabiliyor. Benzer şekilde; Mühendislik eğitimi almak isteyen bir öğrenciyi Hollanda üniversitelerine yönlendirmek doğru bir karar olabiliyor. Bu noktada; üniversitelerin isimlerine ve popülerliğine odaklanmak yerine niteliklerini dikkate almak gerekiyor. Aksi halde dünyanın en iyi üniversitelerinden kabul alıp mutsuz olmak söz konusu olabiliyor.

Sınava hazırlık dönemi öncesinde bölüm seçimi yaparken geleceği öngörebilmek de önem taşıyor. Bir mezunun 40 – 60 yıl değer üretebileceği düşünülerek dünyanın o günkü konumunu öngörebilmek gerekiyor. Yani planlama sürecini yalnızca üniversiteye kabul alma noktasına kadar yapmak doğru bir yaklaşım olmuyor. 40 – 60 yıllık süreci planlayabilmek gerekiyor. Bu noktada; kariyer danışmanlığı alınması kesinlikle tavsiye ediliyor. aba Psikoloji’nin uzman kadrosu dünyanın bugünkü ve gelecekteki konumunu değerlendirerek gerekli yönlendirmeleri yapıyor. Dünyanın sosyo – ekonomik durumu, toplumsal gelişmeler ve problemler, teknolojinin varacağı noktalar bu süreçte değerlendiriliyor. Öğrencinin yeteneklerine ve beklentilerine en uygun okul, bölüm ve ülke seçimini yapması sağlanıyor.

Sınava Hazırlık Döneminde Nelere Dikkat Edilmeli?

Yurt dışı eğitim söz konusu olduğunda hangi sınavların alınması gerektiği de önem taşıyor. Üniversiteler için kimi sınavlar ve diploma programları daha fazla ön plana çıkıyor. SAT sınavları bu sınavların en önemlilerinden biri olarak biliniyor. Bu sınav öğrencilerin yalnızca akademik yeterliliğini ortaya çıkartmıyor. Aynı zamanda eleştirel düşünme, analiz gibi becerileri hakkında da ipuçları veriyor. Bu anlamda üniversiteler SAT sınavının mutlaka alınmasını talep ediyor.

Diploma programlarında ise AP ve IB programları ön plana çıkıyor. AP programının daha avantajlı olduğu kabul ediliyor. Çünkü AP programı daha fazla ülke tarafından kabul görüyor. Aynı zamanda AP programı veren liselerde okumayan öğrenciler de sınavları alabiliyor. Bu da akademik yeterliliği belgelendirmenin en önemli adımlarından biri oluyor. Elbette hem SAT hem de AP için sınava hazırlık dönemini titizlikle yürütmek gerekiyor.

Dil yeterliliği önem taşıyan bir başka konu olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktada ise IELTS ve TOEFL sınavlarının alınması bekleniyor. Üniversiteler çoğunlukla her iki sınavı da kabul ediyor. Ancak bazı üniversiteler için bir sınav daha fazla ön plana çıkabiliyor. Bu noktada seçimi üniversitelerin başvuru şartlarını inceleyerek yapmak gerekiyor.

aba Psikoloji’nin tüm bu sınavlara hazırlık sürecinde öğrencileri desteklediği biliniyor. aba Academy bünyesinde sınavlara yönelik dersler yürütülüyor. aba Academy uzman kadrosu ile öğrencileri, en doğru öğrenme yöntemi ile destekliyor. Her öğrenci için farklı bir planlama ve çalışma sistemi uygulanıyor. Böylelikle her öğrenci kendine en uygun öğrenme biçimi ve öğrenme hızı ile sınava hazırlık yapma fırsatı bulabiliyor.

Sınavlara Psikolojik Olarak Hazırlanmak

Sınav süreçleri öncesinde akademik hazırlık kadar psikolojik hazırlık da önem taşıyor. Kariyer seçimi ve sınav dönemlerinde öğrencilerin sınav stresi gibi olumsuz durumlarla da mücadele etmesi gerekebiliyor. aba Psikoloji’de öğrenciler bu noktada da destek alabiliyorlar. Hatta bu destek öğrencilerle sınırlı kalmıyor. Aileler ve öğrencinin içinde bulunduğu ekosisteme yönelik çalışmalar da yürütülüyor. Motivasyonun artırılması ve stresin minimize edilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu sayede öğrencilerin başarı oranının artırılması sağlanabiliyor.

Kısacası öğrenciler aba Psikoloji tarafından hem psikolojik hem akademik olarak destekleniyor. Sınav alımları ve yerleştirmeleri konusunda uygun şekilde yönlendiriliyorlar. Okul, bölüm ve ülke seçimi konusunda yardım alabiliyorlar. İlgi ve yeteneklerin tespitinden sınavlara, stajlardan istihdam süreçlerine kadar her aşamada öğrenciler destekleniyor.

Sınava Hazırlık ve kariyer süreçleri hakkında detaylı bilgi için aba Psikoloji web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Kariyer danışmanlığı desteği almak için Doç. Dr. Gamze Sart ve aba Psikoloji ile iletişime geçebilirsiniz. Psikoloji, eğitim ve kariyere dair daha fazla içeriğe ulaşmak için YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.

Read More

Yurt dışında üniversite okumak, kariyer hayatı ve gelecek için oldukça önemli bir adım oluyor.  Yurt dışı eğitim birçok açıdan öğrencilere avantaj sağlıyor. Öğrenciler, bu sayede; hem farklı kültürleri tanıma, hem dillerini geliştirebilme fırsatına sahip oluyorlar. Farklı kariyer olanaklarının kapısını açıyor ve istihdam alanlarını genişletiyorlar. Elbette; bu süreçte doğru seçimler yapmak oldukça önem taşıyor. Bu noktada; doğru adımları atabilmek kariyer danışmanlığı almak öğrencilerin yararına oluyor. Çünkü yurt dışında okumak kadar; hangi ülkede, hangi üniversitede, hangi bölümde okunduğu da önem taşıyor. Bu anlamda; kariyer planlaması, öğrenciler için karmaşık bir sürece dönüşebiliyor.

Öğrenci adayının yetenek ve ilgi alanlarının tespit edilebilmesi noktasında kariyer danışmanlığı önemli bir rol oynuyor. Yurt dışında üniversite okumak isteyenler için doğru planlama hayati önem taşıyor. Stratejik bir kariyer planlaması yapabilmek her zaman öğrencilerin tek başına altından kalkabileceği bir durum olmuyor. Bu noktada uzmanlarla çalışmak avantaj sağlıyor. Stratejik yetenek yönetimi ve kariyer testi ile öğrencilerin hangi alanlara yönelmesi gerektiği kolayca belirlenebiliyor. Böylelikle bölüm, üniversite ve ülke seçimi ile ilgili hedefleri doğru belirlemek mümkün oluyor. Doğru noktada konumlanan öğrencinin kariyer hayatı boyunca değer üretmesi mümkün hale geliyor.

Geleceği kurgulayan ve alanında fark yaratan bireyler yetiştirmek oldukça önem taşıyor. Bunun için mutlaka stratejik yetenek yönetimi ve kariyer testi uygulamalarından faydalanmak gerekiyor. Peki; yurt dışında üniversite eğitimi almak kariyer sürecine nasıl bir katkı sağlıyor.

Yurt Dışında Üniversite Okumak Yeni Bir Dil Öğrenmenize Yardımcı Oluyor

Yeni bir dili tam anlamıyla öğrenebilmek kurslar ya da bireysel çabalarla mümkün olmayabiliyor. Ancak; o dilin konuşulduğu bir ülkede yaşamak dil gelişimine büyük bir katkı sunuyor. O dilde eğitim almak ise dili tüm incelikleriyle, akademik düzeyde öğrenebilme fırsatı anlamına geliyor. Günümüzde dil yeterliliği, eğitimde olduğu kadar istihdam sürecinde de önem taşıyor. İngilizce; küresel dil olarak dünyanın hemen her yerinde eğitim ve istihdam süreçlerinde kabul görüyor.

Bu anlamda; birçok uluslararası öğrenci yurt dışı eğitimde İngilizce olanakları değerlendirmeyi seçiyor. İngilizceyi ana dil düzeyinde konuşabilmek dünyanın pek çok farklı noktasında kariyer olanaklarını değerlendirebilmek anlamına geliyor. Yurt dışında üniversite eğitimi almak bu anlamda öğrencilere büyük bir avantaj sağlıyor.

Yurt Dışında Üniversite Okumak Farklı İstihdam Olanakları Sunuyor

Yurt dışında okumak öğrencilere farklı istihdam olanakları sunuyor. Birçok öğrenci eğitim için tercih ettiği ülkelerde kariyer olanaklarını da değerlendirmeyi seçiyor. Birçok ülke öğrencilere mezuniyet sonrasında iş aramaları için izin veriyor. Genellikle 1 yıl süreyle öğrenciler eğitim aldıkları ülkede kendine uygun iş olanaklarını araştırma fırsatı bulabiliyorlar.  Bununla birlikte; öğrenciler eğitimleri süresince belirli bir süreyi aşmamak kaydıyla çalışma hakkına sahip oluyorlar.  Bu durum; alanlarında tecrübe edinmeleri ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için önemli bir fırsat oluyor.

Elbette; yurt dışında okuyanlar için kariyer seçenekleri eğitim aldıkları ülkeyle de sınırlı kalmıyor. Dünyanın farklı noktalarındaki iş olanaklarını değerlendirme fırsatı bulabiliyorlar. Kendi ülkelerine dönerek önemli kurum ve pozisyonlardaki istihdam olanaklarını değerlendirebiliyorlar. Yurt dışında eğitim almanın kazanımları ile rakiplerinin birkaç adım önüne geçme şansı bulabiliyorlar.

Yurt Dışında Üniversite Eğitimi Alanlar Güçlü Bir Network Elde Ediyor

Yurt dışında üniversite okumak network açısından da önemli avantajlar sağlıyor. Öğrenciler eğitimleri süresince pek çok farklı ülkeden gelen öğrencilerle bir ara olma fırsatı buluyorlar. Bu durum; mezuniyet sonrasında farklı ülkelerde yaşamak ve çalışmak için çeşitli kapılar açabiliyor. Aynı zamanda öğrenciler yurt dışı eğitim sürecinde çeşitli organizasyon ve projelerde yer alabiliyorlar. Bu organizasyon ve projelerde profesyonellerle de bir araya geliyorlar.

Aynı zamanda yurt dışındaki üniversiteler genellikle sanayi işbirlikleri yürütüyor. Öğrenciler eğitim alırken ulusal veya uluslararası şirketlerde staj yapma veya yarı zamanlı çalışma olanağı bulabiliyorlar. Bu durum; öğrencilere mezuniyet sonrasında da bu şirketlerle çalışabilme avantajı olarak geri dönüyor. Şirketler ya da projelerde bir araya geldikleri profesyoneller; öğrenciler için güçlü referanslar olabiliyorlar. Yani yurt dışında üniversite okumak güçlü bir özgeçmiş ve güçlü bir network elde etmek anlamına geliyor.

Yurt Dışında Üniversite Okuyanlar Daha Yüksek Kazanç Sağlayabiliyor

Yurt dışında eğitim almak yüksek kazançlar elde etmek için de bir fırsat olabiliyor. Yurt dışındaki üniversitelerden mezun olan öğrenciler çok daha yüksek gelirlerle iş hayatına atılıyorlar. Yeni bir dil, kültür ve güçlü bir network elde etmek birçok kapının aralanmasına olanak veriyor.

Yurt dışında eğitim alan öğrenciler dünya devi şirketlerde kendilerine yer bulabiliyorlar.  Üstelik akademik donanımları ve dil becerileri ile alanlarında çok daha hızlı yükselme fırsatı yakalıyorlar. Öğrenci ve mezunlar aynı zamanda üniversitelerin de desteğiyle start-up fikirlerini hayata geçirebiliyorlar. Güçlü bir özgeçmiş, uluslararası alanda geçerliliği bulunan bir diploma öğrencilere farklı istihdam olanakları sunulmasını sağlıyor. Elbette; bu durum daha yüksek gelir elde edebilmeleri anlamına da geliyor.

Yurt dışında üniversite okumak hakkında daha detaylı bilgi için aba Psikoloji web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Sorularınız için Doç. Dr. Gamze Sart ve aba Psikoloji ile iletişime geçebilirsiniz. Psikoloji, eğitim ve kariyere dair daha fazla içeriğe ulaşmak için YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.

Read More

Psikoloji bölümü için dünyanın en iyi üniversiteleri hangileri? Times Higher Education’a göre psikoloji alanında hangi ülke ve üniversiteler ön plana çıkıyor. Psikoloji mezunlarının değerlendirebileceği kariyer fırsatları nelerdir? Psikoloji eğitimi alanlar hangi alanlarda ve hangi kurumlarda çalışabilirler?

Yurt dışında psikoloji okumak birçok öğrencinin ilgisini çekiyor. Psikoloji son dönemlerde popüler alanlardan biri olarak biliniyor. Bu alanda İngiltere ve Amerika’nın ön planda yer aldığı biliniyor. Amerika ve İngiltere üniversiteleri psikoloji alanında yürüttükleri eğitim ve araştırma faaliyetleri ile dünya çapında tanınıyor. Psikoloji alanında kariyer seçeneklerinin de son derece çeşitli olduğu biliniyor. Psikoloji mezunları çok farklı alanlarda ve kurumlarda istihdam olanaklarından yararlanabiliyorlar.

Psikoloji Bölümü Mezunları İçin Kariyer Fırsatları

Peki; psikoloji mezunları için öne çıkan kariyer fırsatları nelerdir? Psikoloji mezunları hangi alanlarda çalışabilirler? Psikoloji mezunları, klinik, sosyal, adli, endüstri ve örgüt psikolojisi gibi alanlarda uzmanlaşabiliyorlar. Psikoloji mezunlarının görev alabileceği bazı alanlar ise şu şekilde sıralanıyor;

  • Okullar
  • İnsan Kaynakları Birimleri
  • Eğitim Alanında Danışmanlık Veren Şirket Ve Firmalar
  • Belediyeler
  • Vakıflar
  • Hastaneler
  • Hapishaneler
  • Çocuk Esirgeme Kurumları
  • Adliyeler
  • Bakım evleri
  • Huzurevleri
  • Özel Eğitim Merkezleri

Psikoloji mezunları aynı zamanda akademik alanda kariyerlerini sürdürebiliyorlar. Bazı alanlarda uzmanlaşarak eğitim ve araştırma faaliyetlerine katılabiliyorlar. Bu alanlardan bazıları şöyle sıralanıyor; Klinik Psikoloji, Sosyal Psikoloji, Deneysel Psikoloji, Bilişsel Psikoloji, Gelişim Psikolojisi… Aynı zamanda eğitimini lisansüstü düzeye taşıyan psikologlar psikoterapi eğitimi alarak kariyerlerini psikoterapist olarak sürdürebiliyorlar.

Psikoloji Bölümü İçin Tercih Edebileceğiniz En İyi Üniversiteler

Peki; psikoloji alanında hangi üniversiteler daha fazla ön plana çıkıyor? Times Higher Education’a göre psikoloji eğitimi alabileceğiniz en iyi üniversiteleri sizler için derledik.

University of Cambridge

İngiltere’nin Cambridge kentinde bulunan University of Cambridge bir kamu araştırma üniversitesi olarak faaliyet gösteriyor. Cambridge, dünyanın en köklü ve en prestijli üniversiteleri arasında yer alıyor. Üniversitenin tarihi, 1209 yılına kadar uzanıyor.  Üniversitenin, İngilizce eğitim veren en eski ikinci üniversite olma ünvanına sahip olduğu biliniyor. University of Cambridge,  31 yarı özerk kurucu kolej ve altı okuldan oluşuyor.  Üniversite 25 binin üzerinde öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Üniversite bünyesinde yaklaşık 6 bin akademik personel görev alıyor.

Times Higher Education’a göre psikoloji bölümü için dünyanın en iyi üniversitesi olarak kabul ediliyor. İngiltere de psikoloji alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olarak biliniyor. Bir şehir üniversitesi olarak bilinen Cambridge, çok sayıda enstitü ve araştırma merkezine ev sahipliği yapıyor. Üniversite akademik kadrosu, kendine özgü sistemi ve donanımıyla psikoloji öğrencileri için benzersiz bir deneyim sunuyor. Psikoloji çalışmaları, Cambridge’de yüzyılı aşkın bir süredir çeşitli biçimlerde organize ediliyor. Bölümün birincil hedefi, psikoloji ve benzer disiplinlerde birinci sınıf araştırma ve öğretim sağlamak olarak biliniyor. Bölüm, multidisipliner ve işbirlikçi bir yaklaşımı benimsiyor.

Stanford University

Dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan Stanford University, psikoloji alanında da ön plana çıkıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde yer alan üniversite, 1885 yılından beri eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Özel bir araştırma üniversitesi olan Stanford University, 7 okul etrafında düzenleniyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin ve dünyanın en seçici kurumları arasında yer alıyor. Üniversite yaklaşık 18 bin öğrenciyi ağırlıyor. Üniversite bünyesinde yaklaşık 3 bin akademik personel görev alıyor.

Psikoloji Bölümü, Stanford University’de kurulan ilk bölümler arasında yer alıyor. Üniversite psikoloji alanında hem lisans hem yüksek lisans hem de doktora dereceleri sunuyor. Ek olarak; çok sayıda araştırma projesi yürütüyor. Bölümün, dünya genelinde güçlü etkisi olan, köklü bir teorik araştırma geleneğine sahip olduğu biliniyor. Bölüm, ülkedeki en iyi psikoloji programlarından biri olarak nitelendiriliyor. Stanford, psikoloji alanında Amerikan üniversiteleri arasındaki liderliğini sürdürüyor.

Princeton University

Princeton University, New Jersey, Amerika Birleşik Devletleri’nde yer alan özel bir araştırma üniversitesi olarak biliniyor. Pek çok sıralama tablosu ile dünyanın en iyi üniversiteleri arasında gösteriliyor. Times Higher Education’a göre psikoloji bölümü için dünyanın en iyi üçüncü üniversitesi olarak sıralanıyor. 1746’da kurulan üniversite, Amerika’nın en eski üniversitelerinden biri olarak tanınıyor. Ülkenin köklü ve seçici yükseköğrenim kurumları arasında yer alıyor.

Princeton University psikoloji alanında lisans ve lisansüstü programlar sunuyor. Aynı zamanda sertifika programları yürütüyor. Üniversite, bebeklerde ve çocuklarda algı ve dil gelişimi gibi konularda çalışmalar yürütüyor. Hafıza ve dikkati anlamak için nöral ölçümlerin kullanımı, sosyal iletişimin sinirsel temeli gibi konulara odaklanıyor. Üniversite lisansüstü düzeyde de çeşitli uzmanlıklar sunuyor. Lisansüstü öğrencilerin çalışabileceği alanlardan bazıları şöyle sıralanıyor;

  • Davranışsal Ekonomi
  • Bilişsel Sinirbilim
  • Gelişim Psikolojisi
  • Dil, Öğrenme Ve Bellek
  • Algı Ve Biliş
  • Eşitsizlik Psikolojisi
  • Sosyal Sinirbilim
  • Sosyal Psikoloji
  • Sistem Sinirbilimi

Harvard University

Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Harvard University psikoloji bölümü için öne çıkan bir diğer üniversite oluyor. Massachusetts eyaletinde yer alan üniversite, 1636 yılından beri varlığını sürdürüyor. Özel bir araştırma üniversitesi olarak biliniyor. Üniversite 6 fakülte etrafında düzenleniyor. Yaklaşık 20 bin öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Üniversite bünyesinde 2 binin üzerinde akademik personel görev alıyor. Amerika’nın ve dünyanın en köklü ve seçici kurumları arasında yer alıyor. Üniversite pek çok alanda her yıl dünyanın en iyileri arasında yer almayı başarıyor. Aynı zamanda her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce başvuru alıyor.

Harvard University psikoloji alanında lisans dereceleri ve lisansüstü dereceler sunuyor. Üniversitenin tarihi boyunca Amerika’nın ve dünyanın en seçkin psikologlarından bazılarına ev sahipliği yaptığı biliniyor. Psikoloji alanında Amerika’nın öncü yükseköğrenim kurumları arasında yer alıyor. Üniversite Klinik Bilimler, Sosyal, Gelişim ve Biliş, Beyin ve Davranış alanlarında doktora programları sunuyor.

University of California Berkeley

University of California Berkeley Amerika’nın ve dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olarak biliniyor. Times Higher Education’a göre psikoloji bölümü için dünyanın en iyi beşinci üniversitesi olarak sıralanıyor. Üniversite yalnızca psikoloji alanında değil; birçok alanda adından söz ettiriyor. 1868 yılında kuran üniversite kısaca UC Berkeley olarak da anılıyor. Bir kamu araştırma üniversitesi olarak tanınıyor. Üniversite yaklaşık 45 bin öğrenciyi ağırlıyor. Üniversite bünyesinde yaklaşık 20 bin akademik ve idari personel görev alıyor. Üniversite 14 kolej ve okuldan oluşuyor. Birçok enstitü ve araştırma merkezine ev sahipliği yapıyor.

University of California Berkeley psikoloji alanında, 6 temel araştırma alanına odaklanıyor. Bu alanlar şöyle sıralanıyor;

  1. Davranış ve Sistem Sinirbilimi
  2. Klinik Bilim
  3. Biliş
  4. Bilişsel Sinirbilim
  5. Gelişimsel
  6. Sosyal – Kişilik Psikolojisi

Bölüm aynı zamanda psikoloji alanında metodolojik, istatistiksel ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye odaklanıyor. Ek olarak, öğrenciler psikolojideki en az bir ana içerik alanı uzmanlaşmaya teşvik ediliyor. Üniversite psikoloji alanında Amerika’nın en önemli yükseköğrenim kurumları arasında sıralanıyor. Dünyada genelinde de aynı şekilde ön planda yer alıyor.

UCL

Times Higher Education’a göre psikoloji bölümü için altıncı sırada UCL yer alıyor. University College London, Londra, Birleşik Krallık’ta bulunuyor. Bir kamu araştırma üniversitesi olarak 1826 yılından beri faaliyet gösteriyor. UCL, Londra Federal Üniversitesi’nin bir üyesi olarak biliniyor. Üniversitenin ana kampüsü, Londra’nın merkezindeki Bloomsbury bölgesinde bulunuyor. Üniversite Londra’nın çeşitli bölgelerinde enstitüler ve hastanelere de ev sahipliği yapıyor. Üniversite, 11 kurucu fakülte etrafında düzenleniyor. Üniversite 43 binin üzerinde öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Üniversite bünyesinde 16 bin akademik ve idari personel görev alıyor.

Üniversitenin psikoloji bölümünün “Psikoloji ve Dil Bilimleri Bölümü” adıyla anıldığı biliniyor. Bölüm, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra; psikoloji ve iletişim alanında klinik ve temel bilimlerde araştırmalar da yürütüyor. İngiltere’deki en büyük psikoloji bölümlerinden biri olarak biliniyor. UCL, 19. yüzyılın sonunda İngiltere’de psikoloji laboratuvarı kuran ilk üniversitelerden biri olarak tanınıyor. Üniversitenin tarihi boyuna psikoloji alanında faaliyet yürüten önemli bilim insanlarına ev sahipliği yaptığı biliniyor. Bölüm yaklaşık 125 akademik personel de dahil olmak üzere yaklaşık 330 kişilik bir kadrodan oluşuyor.  Bölüm, tipik ve atipik gelişim, beyin görüntüleme, bilişsel psikoloji, davranışsal sinirbilim gibi alanlara odaklanıyor.

The University of Chicago

Psikoloji bölümü için dünyanın en iyi üniversitelerinden bir diğeri The University of Chicago olarak biliniyor. Times Higher Education’a göre üniversite psikoloji alanında dünyanın en iyi yedinci üniversitesi olarak sıralanıyor. Üniversite 1890’dan beri eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Özel bir araştırma üniversitesi olarak Chicago, Illinois’de yer alıyor.  Üniversite yaklaşık 18 bin öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Bir lisans kolejinden ve beş lisansüstü araştırma bölümü etrafında düzenleniyor.

The University of Chicago psikoloji alanında, hem eğitim hem de araştırma faaliyetlerine odaklanıyor. Üniversite psikoloji alanında uygulamalı ve disiplinlerarası bir eğitimi benimsiyor. Bölüm iki önemli araştırma merkezine ev sahipliği yapıyor. Bu merkezler şöyle sıralanıyor;

  • Yerel Hareket, İşaret ve Dil Merkezi
  • Erken Çocukluk Araştırmaları Merkezi

Bu merkezlere ek olarak bir psikoloji laboratuvarını bünyesinde barındırıyor. Üniversitenin akademik kadrosu ve öğrencileri sürekli olarak saha araştırmaları içerisinde yer alıyor.

Yale University

Times Higher Education’a göre psikoloji bölümü için sekizinci sırada Yale University yer alıyor. Yale University, 1701 yılında kurulan özel bir araştırma üniversitesi olarak biliniyor. Üniversite 14 kurucu okul etrafında düzenleniyor. 12 bin öğrenciye ev sahipliği yapan üniversitenin bünyesinde yaklaşık 5 bin akademik personel görev alıyor. Üniversitenin merkez kampüsü Connecticut, New Haven’da yer alıyor.

Üniversite psikoloji alanında, lisans ve lisansüstü dereceler sunuyor. Eğitim ve araştırma alanında beş farklı alana odaklanıyor. Bu alanların her birinde öğretim üyeleri ve öğrenciler için haftalık seminerler veriliyor. Bu alanlar şu şekilde sıralanıyor;

  1. Klinik Psikoloji
  2. Kavramsal psikoloji
  3. Gelişim Psikolojisi
  4. Sinirbilim
  5. Sosyal/Kişilik Psikolojisi

University of Pennsylvania

University of Pennsylvania kısaca UPenn olarak da anılıyor. Times Higher Education’a göre psikoloji bölümü için dünyanın en iyi dokuzuncu üniversitesi olarak sıralanıyor. Üniversite 1740 yılından beri varlığını sürdüren özel bir araştırma üniversitesi olarak tanınıyor. University of Pennsylvania psikoloji alanında en köklü Amerikan üniversitelerinden biri olarak kabul ediliyor. Üniversitenin bu alandaki eğitim faaliyetlerini aralıksız olarak sürdürdüğü biliniyor.

University of Michigan

University of Michigan Michigan, Ann Arbor’da bulunan bir kamu araştırma üniversitesi olarak tanınıyor. 1817’den beri varlığını sürdürüyor. Üniversite, Times Higher Education’a göre psikoloji alanında dünyanın en iyi onuncu üniversitesi olarak sıralanıyor. University of Michigan psikolojide yeni bilimsel bilgilerin oluşturulmasına katkılarından dolayı ulusal ve uluslararası düzeyde tanınıyor. Üniversite bu alanda lisans ve lisansüstü dereceler sunuyor.

Psikoloji bölümü ve en iyi üniversiteler hakkında detaylı bilgi için aba Psikoloji web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Sorularınız için Doç. Dr. Gamze Sart ve aba Psikoloji ile iletişime geçebilirsiniz. Psikoloji, eğitim ve kariyere dair daha fazla içeriğe ulaşmak için YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.

Read More

Dünyanın en iyi üniversiteleri için stratejik yetenek yönetimi neden önem taşıyor? Kariyer danışmanlığı kabul süreçlerinde nasıl bir rol oynuyor? Dünyanın en iyi üniversitelerine başvurmak isteyen öğrenciler neden kariyer testi yaptırmalı? Başarılı bir eğitim hayatı için yetenek yönetimi ve kariyer testleri nasıl bir rol oynuyor?

Yetenek yönetimi ve kariyer testleri bireylerinin yeteneklerinin doğru alanlara yönlendirilmesine olanak veriyor. Böylelikle; bireyin amaç ve hedeflerine ulaşması mümkün hale geliyor. Bireyin en iyi performansını ortaya koyabilmesi ve fark yaratabilmesi için yetenek yönetimi önem taşıyor. Günümüzde değer üretmek ve fark yaratabilmek önemli iki konu olarak karşımıza çıkıyor. Değer üretebilmek ve fark yaratabilmek ise ancak doğru bir kariyer planlaması ile mümkün oluyor.

Dünyanın En iyi Üniversiteleri Kabul Sürecinde Nelere Odaklanıyor?

Dünyadaki en iyi üniversiteler başvuru ve kabul süreçleri için öğrencilerin akademik başarılarını elbette önemsiyor. Ancak; günümüzde üniversitelerin dikkate aldığı tek konu akademik yeterlilik olmuyor. Yaşadığımız çağda üniversiteler farklı noktalara da odaklanmayı tercih ediyor. Öğrenci adaylarının yaşadığımız dünya için değer üretebilme potansiyeli üniversitelerin dikkate aldıkları ilk konulardan biri oluyor. Üniversiteler geleceği kurgulayabilecek gençler yetiştirmek istiyorlar. Hangi alana başvuruyor olursa olsun öğrencinin amaç ve hedefleri dikkate alınıyor. Eğitim alacağı ve kariyerini sürdüreceği alanda neler yapabileceğine bakılıyor. Öğrenci adayının beceri ve yatkınlıklarına odaklanılıyor.

Bu anlamda öğrencinin potansiyelini gerçek anlamda sergileyebileceği alanlara yönelmesi gerekiyor. Bu noktada devreye kariyer danışmanlığı ve stratejik yetenek yönetimi giriyor. Dünyanın en iyi üniversiteleri için hazırlık sürecinde olan öğrencilerin mutlaka uzman yardımına başvurmaları gerekiyor. Yetenek ve kariyer testleri ile öğrencilerin ilgi alanları, beceri ve yatkınlıkları tespit ediliyor. Böylelikle öğrenciler başarılı olabilecekleri alanlara yönlendiriliyorlar. Öğrenci adayları bölüm ve üniversite seçimlerini bu doğrultuda yapabiliyorlar. Hatta yetenek ve kariyer testleri ülke seçimi konusunda bile etkili oluyor. Çünkü finansal yeterlilikten, mesleki becerilere birçok konu hakkında karar vermek bu testler sayesinde mümkün hale geliyor.

Beceri ve yetkinlikleri tespit edilen öğrenciler için bir yol haritası çizilebiliyor. Bu yol haritası; alınacak sınavlardan, eksiklerin giderilmesine ve becerilerin yapılandırılmasına kadar pek çok adımı içerebiliyor. Yetenek yönetimi ve kariyer testi uygulamalarıyla 6 yıllık planlar halinde 60 yıllık bir süreç planlanabiliyor. Bu durum öğrencinin beklentilerinin yanı sıra; dünyanın geleceğine uygun bir kariyer sürecini kurgulayabilmek anlamına geliyor.

Dünyanın En iyi Üniversiteleri ve Kabul Süreçleri İçin aba Psikoloji Neler Yapıyor?

aba Psikoloji her şeyden önce öğrenci adaylarını potansiyellerini gerçekleştirebilecekleri alanlara yönlendirmeyi amaçlıyor. Öğrencilerle yapılan görüşmeler ve uygulanan testlerin verileri aracılığıyla planlamalar yapılıyor. aba Psikoloji’nin bu süreçlerde farklı bir metodoloji ile hareket ettiği biliniyor. Öğrencilere birden fazla test uygulanıyor. Öğrenciler ile çeşitli görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmeler neticesinde öğrencinin beceri ve yatkınlıkları ortaya çıkartılıyor. İlgi alanları tespit ediliyor.  Yapılan tüm görüşmeler kayıt altına alınıyor; öğrenciler ve aileler ile paylaşılıyor. Yetenek yönetimi ve kariyer testlerine yönelik uygulamalar yüz yüze ya da online ortamda gerçekleştirilebiliyor. Tüm bu süreçler Doç. Dr. Gamze Sart ve aba Psikoloji’nin uzman kadrosu eşliğinde yürütülüyor.

Elde edilen veriler doğrultusunda öğrenciler dünyanın en iyi üniversiteleri için yönlendiriliyor. Öğrenci adayları bölüm, üniversite ve ülke seçimlerini bu veriler doğrultusunda yapabiliyorlar. Bu noktada öğrencilere sınavlar, projeler, stajlar gibi çeşitli konularda da destek veriliyor. Öğrenci adayının beceri ve yatkınlıkları konusunda geliştirilmesi gereken noktalar tespit ediliyor. Öğrenci adayları başvuru süreçleri boyunca her adımda destekleniyor.

Süreç bununla da bitmiyor. Öğrenciler üniversite eğitimleri süresince ve kariyer süreçleri boyunca danışmanlık almaya devam edebiliyorlar. Lisans eğitiminin ardından lisansüstü eğitime devam etmek isteyen öğrenciler uzman yardımı alabiliyorlar. Meslek seçimi ve istihdam süreçleri için doğru alanlara yönlendirilebiliyorlar. Kısacası öğrenciler yaşam boyu kariyer danışmanlığından faydalanabiliyor. Doğru ve başarılı bir kariyer için her adımda yardım alabiliyorlar.

Dünyanın en iyi üniversiteleri ve yetenek yönetimiyle ilgili bilgi için aba Psikoloji web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Sorularınız için Doç. Dr. Gamze Sart ve aba Psikoloji ile iletişime geçebilirsiniz. Psikoloji, eğitim ve kariyere dair daha fazla içeriğe ulaşmak için YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.

Read More

Yurtdışında okumak 21. yüzyıl içerisinde ve özellikle de son yıllarda çokça talep görüyor. Artık pek çok öğrenci üniversite eğitimlerine yurt dışında devam etmek istiyor. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans programları talep görüyor. Yanı sıra yaz okulları, dil ve sanat okulları da talep gören programlar arasında. Yurtdışı eğitimi özelliklede global sahası olan mesleklerde önem kazanıyor.

Özgeçmişinde kısa süreli de olsa yurtdışı eğitim veya yaşam deneyimi olanlar kazançlı çıkıyor. Ancak alınacak eğitim, çalışılacak sektör ve tabi yurtdışında geçirilen sürenin niteliği kariyerimizde önemli rol oynuyor. Eğitim alınan bölüm mesleğinizle ilintili değilse bu tecrübeden beklediğiniz avantajı yakalayamayabilirsiniz. Aynı şekilde çalışacağınız sektör ve organizasyon uluslararası düzeyde iş yapmıyorsa bu deneyiminiz sizi öne çıkarmayabilir.

Yurtdışında uzun süre kalmış olabilirsiniz. Ancak geçirdiğiniz süreyi iyi değerlendirememiş olabilirsiniz. Örneğin; dil okuluna gitmiş ancak döndükten sonra yeterince üzerinde durmadığınız için konuşma pratiğinizi yitirmiş olabilirsiniz. Yurtdışında sizin kadar uzun süre geçirmemiş ama kaldığı süreyi iyi değerlendirmiş olan biriyse daha avantajlı olabilir. Dolayısıyla yurtdışında okumak her durumda sizi öne çıkaramayabilir.

Aslında kariyerinizde ilerlemek için attığınız her adım gibi yurtdışı eğitiminizi de iyi planlamalısınız. Bu eğitimi neden istiyorsunuz? Mezuniyet sonrası bu eğitime yönelik beklentileriniz neler? Yurtdışında almak istediğinizle yönelmek istediğiniz meslek aynı mı? Yurtdışında yaşamayı, çalışmayı veya ülkenize döndüğünüzde global bir işi sürdürmeyi istiyor musunuz? Yurtdışı eğitiminizi planlarken nelere öncelik verdiniz?

Seçtiğiniz okul, bölüm ve meslek beklenti, istek, ilgi ve becerilerinizle ne kadar örtüşüyor? Karakteristik özellikleriniz bu mesleği yapmaya ne kadar uygun? Aslında yurtdışında okumak için karar verirken tüm bu sorulara da cevap verebilmek gerekiyor. Çünkü bu detaylar yeterince iyi düşünülmez, cevaplanmazsa eğitimden beklenen başarı ve verim elde edilemeyebiliyor.

Peki yurtdışı eğitim planlanırken nelere dikkat edilmeli? Bölüm ve meslek seçimi yaparken nelere bakılmalı? Seçilecek okul, ülke ve eğitim kadrosu kariyerimiz açısından önemli mi? Daha bilinçli ve planlı bir tercih yapmak için profesyonel destekten faydalanmak gerekir mi? Yazımızın devamında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Yurtdışında Okumak İsteyenler İyi Bir Kariyer Planı Çıkarmalı

Yurtdışında eğitim almak isteyen öğrenciler tıpkı yurt içinde olduğu gibi seçim yapmadan önce iyi bir planlama yapmalıdır. Öğrenciler çoğunlukla yurtdışı eğitimi almaya odaklanmakta ancak bu eğitimi yeterince iyi planlamamaktadır. Bu durum yurtiçinde eğitim alacak pek çok öğrenci için de geçerlidir. Neredeyse tüm öğrenciler üniversite eğitimi almayı hedefler ancak bu hedeflerini yeterinde detaylı şekilde planlamazlar.

Planlama eksiklikleri ise zaman yönetimini zorlaştırır, motivasyonu olumsuz etkiler. Dolayısıyla yurtiçi veya yurtdışı eğitim fark etmeksizin amaç diploma almaktan çok nitelikli diploma almak olmalıdır.

Yurtdışında Okumak İstiyorsanız Hedefinizi Detaylı Planlayın

Hedef belirlemek motive olmanızı, olası riskleri hesaplayabilmenizi ve organize olabilmenizi sağlar. Hedefi olan bir birey hedefine ulaşmak için ihtiyaç duyacağı kaynakları çok daha iyi tespit eder. Daha planlı, programlı ve disiplinli çalışabilir. Eğer belirlenen hedef bireyin ilgileriyle, istekleriyle, kişiliği ve beklentileriyle uyumluysa zorluklarla başa çıkmak kolaylaşır. Ancak bir hedefin erişilebilir olması için mutlaka belirgin bir hedef olması gerekir.

“Üniversiteyi yurtdışında okumak istiyorum!” bir hedeftir. Ancak yeterince belirgin değildir. Bu hedefi daha belirgin hale getirmek için detaylandırmalı, kısa ve uzun vadeli hedeflere dönüştürmek gerekir. Örneğin; Harvard Üniversitesinde Psikoloji Eğitimi almak istiyorum gibi. Hedefinizi belirginleştirdikten sonra bu hedefe ulaşmak için neler yapmanız gerektiğini tespit edip, planlayabilirsiniz.

Hangi sınavlara girmeniz gerekiyor? Bu sınavlara hazırlanmak için profesyonel desteğe ihtiyacınız olacak mı? Günde kaç saat çalışmalı, ne kadar soru çözmelisiniz? Yabancı dil bilginiz nasıl ve ilerletmeniz gerekiyorsa neler yapmalısınız? Gideceğiniz ülkenin yaşam koşullarını, kültürünü biliyor musunuz? Yaşam maliyetleri neler, konaklama, beslenme, sağlık, ulaşım gibi ihtiyaçlarınızı nereden, nasıl ve ne kadara karşılayabilirsiniz?

İşte bütün bu sorulara vereceğiniz cevaplar hedefinizi daha belirgin ve planlı hale getirmenizi sağlamış olacak. Bu bilgileri toplarken, hedefinizi değiştirebilir veya geliştirebilirsiniz de. Yeterince bilgi toplamak karar vermenizde ve seçeneklerinizi belirlemenizde seni esneklik sağlayacaktır. Erken Dönemde Kariyer Planı Yapmak Başarıyı Destekliyor ve Hangisi Daha Doğru: Sınav Sonucuna Göre Hedef Belirlemek mi Hedefe Göre Sınava Hazırlanmak mı? Yazımızdan da faydalanabilirsiniz.

Yurtdışında Okumak için Seçtiğiniz Bölüm ve Meslek İlgi ve Becerilerinizle İlişkili mi?

İlgi ve yeteneklerini mesleğine ve performans alanlarına dahil eden bireylerin iş tatmini ve motivasyonları çok daha yüksek olacaktır. Bu nedenle alan, meslek, okul, iş veren, sektör seçimlerimizde ilgi ve beceri alanlarını dikkate almak oldukça önemlidir. Bu sayede birey belki de bir ömür boyu hobi olarak gördüğü bir alandan geçimini sağlayabilir. Yaptığı işi sever, sevdiği işe değer katar.

Konfüçyüs’ün deyimiyle “Sevdiğiniz işi yaparsanız bir gün bile çalışmış sayılmazsınız. Eğitiminize ister yurtiçinde ister yurtdışında devam edin, seçimlerinizi mutlaka bireysel özelliklerinizi dikkate alarak yapmalısınız. Alan, bölüm ve meslek seçimleri kariyerinize adım adım yön veren önemli dönüm noktalarıdır. Bir mesleğe yönelmek hayatınızın geri kalan 40-50 yılında nasıl bir hayat süreceğinizi büyük ölçüde belirleyecektir.

Mesleğinizi seçtiğinizde olası yaşam koşullarınızı, sosyal çevrenizi, gelir düzeyinizi de seçersiniz. Bu nedenle yurtdışında okumak için hazırlık yapıyorsanız mutlaka seçimlerinizde ilgilerinize ve becerilerinize de yer verin. Ancak şu da unutulmamalıdır; bir çocuğun/gencin bir alana ilgisi olabilir ama becerisi olmayabilir.

Becerisi olabilir ama ilgisi olmayabilir. İlgisi ve/veya becerisi olabilir ama bilgisi olmaya bilir. Hepsi olabilir ama sosyo-ekonomik, kültürel ve dönemsel koşullar bu meslek için uygun olmayabilir. Dolayısıyla doğru bir seçim yapabilmek için ilgi ve beceri alanları belirleyici olsa da tek etken değildir. Burada yine en başa dönüyoruz. Kariyerinizde başarılı olabilmek için tek bir etkeni dikkate almak yeterli değildir.

Kariyer planlamak çok yönlü değerlendirme yapabilmeyi gerektiren oldukça önemli bir süreçtir. Alan Seçimi Kariyer Yolculuğunun Rotasını Belirliyor ve İlgi ve Beceri Alanları Meslek seçimini ve Kariyeri Nasıl Etkiliyor? Yazılarımızdan da faydalanabilirsiniz.

Kişilik Özelliklerinizi Seçim Sürecine Dahil Ettiniz mi?

Kişilik özelliklerine göre meslek seçimi yapmak mesleki doyum, başarı ve mutluluk için oldukça önemlidir. Meslek seçimi yaparken çoğunlukla sınav başarısı, popüler meslekler ve mesleki kazanç dikkate alınır. Oysa meslekte başarıyla ilerlemek ve mutlu olabilmek için kişilik özellikleri, ilgi ve beceriler dikkate alınmalıdır.

Doğru bir meslek seçimi yapmak için kişinin ilk önce kendini objektif şekilde değerlendirmesi gerekir.

Bu değerlendirmeyi yapabilmek kolay değildir. Özellikle güçsüz yönlerimizi kabul etmekte çoğunlukla zorlanırız. Doğru bir mesleğe yönelebilmek için kişilik özelliklerimizi biliyor olmamız, güçlü ve zayıf yönlerimizi belirlememiz gerekir. Bununla da kalmaz doğru seçim için ilgi ve beceri alanlarımızın da göz önünde bulundurulması gerekir. Kişilik özellikleriniz meslek seçimi kadar, gideceğiniz ülkenin ve okulun belirlenmesinde de önemlidir.

Yurtdışında okumak isteyen öğrenciler için tüm bu öneriler caydırıcı gibi görünebilir. Ancak bu alt detayların düşünülmesi ve araştırılması hedefinizi güçlendirir ve özgüveninizi de artırır. Kimse bilmediği bir ülkede belirsizlikler içerisinde kalmak istemez. Aynı şekilde kimse uzun yıllar emek verip, maddi ve manevi yatırım yapıp seçtiği meslekten, aldığı eğitimden pişmanlık duymak istemez. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak karar verilmelidir.

Karar sürecinde profesyonel destek alarak üzerinizdeki iş yükünü de hafifletebilirsiniz. Yetenek Testi: Her Çocuğun Bir Yeteneği Var, Yeter ki Fark Edilip Desteklensin! Ve Kişisel Gelişim, Üniversite ve Meslek Seçimi Başarılı Bir Kariyer İçin Ne Kadar Önemli! Yazılarımızdan da faydalanabilirsiniz.

Yurtdışında Okumak için Bütçenizi Erkenden Planlayın

Özellikle ülkemizden gidecek öğrenciler için yurtdışı eğitim ortalamanın çok daha üzerinde bir maliyete neden olmaktadır. Kur değişiklikleri de bu maliyeti günden güne artırabilmektedir. Eğitiminize aileniz destek verecekse mutlaka birlikte gitmeden önce bütçe planlaması yapmalısınız. Aylık ve yıllık harcamalarınızı her detayı düşünerek planlamalısınız. Yurtdışında maddi zorluk yaşamanız imkanlarınızın kısıtlanması dışında sizi psikolojik olarak da oldukça zorlayacaktır.

Bu noktada özellikle ailenin finansal desteği yurtdışı eğitim için yeterli olmayacaksa yurtdışı eğitim burslarını araştırmalısınız. Eğitim bursundan faydalanmanız maddi olarak sizi oldukça rahatlatacaktır. Bazı özel burslar sayesinde gelecekteki iş alanınızı dahi belirleyebilirsiniz. Bir diğer seçenekse ders gün ve saatleriniz dışında kalan zamanlarda çalışabileceğiniz ücretli bir iş bulmanızdır.

Yurtdışında okumak isteyenler part time çalışarak hem yönetici işlev becerilerini geliştirebilir hem iş hayatını erken tecrübe edebilirler. Çalışarak elde edilecek maddi kazanç ise ayrı bir kolaylık sağlayacaktır. Ülkenin kendi para birimiyle maaş almaksa hem öğrenciye hem aileye maddi rahatlık sağlayacaktır. Yurtdışında Üniversite Eğitimi: Karar Süreci Nasıl Olmalı? Yazımızdan da faydalanabilirsiniz.

Yurtdışında Okumak Profesyonel Destek ile Çok Daha Kolay

Yurtdışında eğitim almak isteyen öğrenciler avantaj ve dezavantajları öğrenmek ve daha bilinçli bir hazırlık yapmak için destek alabilirler. Alınacak yurtdışı eğitim danışmanlığı öğrencilerin ve ailelerin olası riskleri minimuma indirmesini sağlayacaktır. Ülkelerin yabancı öğrencilere yaklaşımı, üniversitelerin kabul koşulları, maliyet hesaplamaları gibi pek çok detaya bakılmalıdır.

Pek çok aile kısa sürede bu kadar fazla konuya yoğunlaşamadığı için yurtdışı eğitimden kaçınmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki öğrenci istediği ve aile destek sağladığı sürece avantajlar dezavantajlardan çok daha fazladır.

Aba psikoloji olarak yurtdışında okumak isteyen danışanlarımıza bu işin mutfağında olan uzmanlarımızla destek veriyoruz. Kaliteli bir hizmet için özellikle üniversiteyi, akademik süreci ve tüm gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Çalıştığımız alanlar itibariyle özellikle eğitim ve yüksek öğrenim eğitimi konusunda tüm aşamaların sistematiğini kurarak öğrencilerimize gereken her türlü desteği sağlıyoruz.

Eğitim, yüksek öğrenim ve özellikle de öğrencilerin kendi bireysel stratejik yetenek yönetimine bakarak değerlendirme yapıyoruz. Uyguladığımız test, envanter ve klinik değerlendirmelerle danışanlarımız için en doğru tercihleri belirliyoruz. Aba psikoloji olarak tüm bu hizmetleri sağlıyor ve danışanlarımıza tüm ihtiyaç konularıyla ilgili rehberlik ediyoruz. Dolayısıyla Aba psikoloji olarak stratejik iş ortaklarımızla beraber sahip olduğumuz deneyimli kadroyla kariyer planınızda yanınızdayız.

Yurtdışında okumak için motivasyonu ve potansiyeli olan gençlerimizin hedeflerini gerçekleştirmelerine destek olmak istiyoruz. Yurtdışı eğitiminin doğru planlandığında kariyer gelişimine son derece önemli etkisi olduğunu tecrübelerimizle biliyoruz. Potansiyeli olan pek çok öğrenci yurtdışı eğitime yönelik sahip oldukları eksik, yanlış bilgilerle önyargı geliştirebilmektedir.  Önyargılar ise uluslararası anlamda başarı elde edebilecek nice gencin potansiyelinin gerisinde kalmasına neden olmaktadır.

Siz de yurtdışında okumak istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Aba Academy sayfamızdaki yazıları ve Aba Yurtdışı Eğitim Youtube kanalındaki içerikleri de takip edebilirsiniz.

 

Read More

Yabancı öğrenciler için son yıllarda Türkiye’de üniversite eğitimi almak nitelikli bir alternatif haline geldi. Yurt dışından her yıl çok sayıda öğrenci üniversitelerimize başvuru yapıyor. Eğitim kalitesi ve buna kıyasla düşük eğitim ve konaklama maliyetleri başvuruları artırıyor. Mezuniyet sonrası istihdam fırsatları da öğrencilere cazip geliyor.

Peki yabancı uyruklu öğrencilerin ülkemizde eğitim alabilmesi için neler yapması gerekiyor? Eğitim olanakları neler? Türkiye’de eğitim almanın bireysel kazanımları neler? Türkiye’de eğitim alan ve alacak yabancılar için yaşamı kolaylaştıracak öneriler neler? Yazımızın devamında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Yabancı Öğrenciler Türkiye’de Eğitim Almadan Önce Ne Yapmalı?

Yabancı uyruklu öğrenciler Türkiye’de devlet üniversitelerine veya özel üniversitelere başvuru yapabilmektedir. Her iki üniversite türünde de yabancı öğrenci kabul şartları aynıdır. Ancak bazı üniversitelerin öğrencilerden talep ettiği farklı belgeler ve şartlar olabilmektedir. Öğrencilerin başvuru yapmadan önce üniversitelerin başvuru koşullarını araştırması gerekir.

Koşullar karşılanıyorsa, talep edilen belgeler hazırlanarak müracaatlar yapılmalıdır. Bu aşamada özellikle öğrenciler Türkiye’yi ve Türk okullarını yeterince bilmiyorlarsa profesyonel destek almalıdır. Okulların kabul koşulları ve başvuruda istenen belgeler öğrenilmelidir. Ancak bunların dışında da öğrencilerin Türkiye’ye gelmeden veya eğitim hayatlarına başlamadan önce edinmeleri gereken bilgiler bulunmaktadır.

Seçecekleri okulun bulunduğu şehir, şehirdeki yaşam olanakları, konaklama, ulaşım, yeme, içme gibi detaylar öğrenilmelidir. Hastane, güvenlik, mümkünse sigorta işlemleri önceden araştırılmalı ve gerekli başvurular yapılmalıdır.

Yabancı öğrenciler tüm bu detayların dışında seçtikleri üniversiteyi, bölümü, akademik kadroyu ve mesleği iyi araştırmalıdır. Türkiye’de veya ülkelerine dönme düşünceleri varsa ülkelerinde seçtikleri mesleği sürdürme olasılıkları şimdiden öğrenilmelidir. Mesleklerinin geleceğini ve bugününü iyi değerlendirmeliler. Seçtikleri üniversitenin yabancı uyruklu öğrencilere tanıdığı fırsat ve olanaklar da öğrenilmelidir.

Yabancı Öğrenciler Türkiye’de Eğitim Almak için Ne Yapmalı?

Türkiye’de eğitim almak isteyen yabancı uyruklu öğrencilerden başvurular için beklenen belge ve koşullar aşağıdaki gibidir;

  • Öğrenci Vizesi: Sınavlarda başarı gösteren ve üniversiteye girme hakkı kazanan yabancı uyruklu öğrencilere üniversite tarafından kabul mektubu gönderilir. Yurtdışındaki öğrenciler bu kabul mektubuyla Türkiye konsolosluğuna giderek öğrenci vizesi alması gerekir. Türkiye’deki öğrenciler ise Türkiye Dış Temsilcikleri tarafından öğrenci vizesi alabilirler.
  • Türkiye’de üniversite eğitimi almak isteyen yabancı uyruklu öğrencilerin oturma izni alması gerekir. Oturma izinleri yaşanılan şehirlerdeki Göç İdaresi tarafından verilir. İlgili yasaya göre yabancı uyruklu öğrenciler Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra bir (1) ay içerisinde oturma izni almalıdır. Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Oturma izinleri her yıl yenilenir.
  • Yabancı öğrenciler başvurulacakları üniversiteye ait üniversite kabul formunu eksiksiz doldurmalıdır,
  • Lise veya dengi kademedeki eğitime yönelik mezuniyet diploması (Türk Dış Temsilcilikler veya noter tarafından onaylanmış ve Türkçeye çevrilmiş olmalıdır),
  • Transkript (öğrencinin lisede aldığı derslerin adları ve not çizelgesini gösteren belge) Transkript okul tarafından veya noter ile dış temsilcikler tarafından onaylanmış ve Türkçeye çevrilmiş olmalıdır.
  • Finansal teminat mektubu: öğrenci Türkiye’ye geldiğinde maddi ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak, konaklama, ulaşım, eğitim gibi masraflar kim tarafından veya nasıl karşılanacak)
  • Kayıt Ücreti: Varsa başvurulacak üniversitenin kayıt ücreti yatırılmalı ve ödeme dekontu ile belgelendirilmeli.
  • Dil Sınavı Yeterlilik Belgesi: Dil yeterlilik sınavlarında gerekli puanı alamayan yabancı öğrenciler bir (1) yıl boyunca dil hazırlık eğitimi alır. Bu eğitimlerin ardından dil yeterliliğini sağlayan öğrenciler üniversite programlarındaki bölüm derslerine girmeye hak kazanırlar.
  • Uluslararası geçerliliği olan GCE, ACT, SAT gibi sınavlardan yeterli puanı almış olmak veya Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı’ndan (YÖS) talep edilen puan alınmalıdır.
  • YÖS sınav sonucu da yine belgeler arasında bulunmalıdır. Her üniversite YÖS sınavını kendi düzenlemekte ve yapmaktadır. Üniversitelerin internet sayfasından sınav tarihlerini, başvuru koşullarını ve taban puanlarını öğrenebilirsiniz.

Başvuru aşamasında eksik belge bırakmamak ve kabul olasılığını artırmak için profesyonel kariyer danışmanlığı desteği alabilirsiniz.

Türkiye’de Eğitim Almanın Yabancı Öğrenciler için Avantajları

Türkiye’de eğitim almanın yabancı uyruklu öğrenciler için avantajları yıldan yıla artış gösteriyor. Türkiye hem artan eğitim kalitesi hem eğitimdeki çeşitliliği ile dikkat çekiyor. Elbette ki doğal ve kültürel güzellikleri, jeopolitik konumu turistler kadar öğrencilerin de ilgisini çekiyor. Bir diğer önemli tercih nedeni de Türkiye’nin eğitimdeki yeridir. Türkiye okullaşma oranının oldukça yüksek olduğu ve her yıl oranını artıran bir ülkedir.

Yurtdışından öğrenci kabul ettiği gibi yurtdışına da çok sayıda ülkemizden öğrenci gitmektedir. Türkiye Avrupa Yüksek Eğitim alanında da yer almaktadır. Türkiye Bologna Sürecini dört dörtlük uygulamakta ve Türk okullarının verdiği diplomalar tüm Avrupa ülkelerinde tanınmaktadır. Türkiyede Erasmus, Farabi, Mevlana gibi pek çok öğrenci değişim programı da aktif şekilde kullanılmaktadır. Öğrenci değişim programlarıyla ilgili detaylı bilgiler üniversitelerin öğrenci işlerinden öğrenilebilmektedir.

Yabancı öğrenciler için Türkiye’de eğitim alma isteklerinin bir diğer önemli nedeni de eğitimdeki çeşitliliktir. Türkiye’de toplam 209 üniversite bulunmaktadır. Bu üniversitelerde öğrencilerin tercih edebileceğin çok sayıda lisans, ön lisans ve yüksek lisans programı bulunmaktadır. Türkiye eğitim alınabilecek üniversite ve okunabilecek bölüm çeşitliliği ile tercih sebebidir.

Türkiye’nin doğal güzellikleri, iklimi, boğazları, kültürel zenginlikleri, çok dinli ve çok dilli yapısı, misafirperverliği de cazibesini artırmaktadır. Aynı zamanda mutfak kültürümüzdeki zenginlik de ülkemizin Avrupa’da ve dünyada ismini ön plana çıkarmaktadır. Tarihi dokusu, öğrenci dostu şehirleri, sanata, bilime ve kültüre verilen önem de dikkat çekmektedir.

Türkçeye ilgisi ve merakı olan öğrenciler için de Türkiye’de eğitim almak yeni bir dil edinme olasılığını artırmaktadır. Türkçe maruz kalarak ve kullanarak öğrenmesi daha kolay olan bir dildir. Yabancı öğrenciler için Türkiye’de eğitim almak aynı anda iki dili öğrenme ve geliştirme fırsatı olabilir. Eğitimde İngilizceyi, günlük yaşamda Türkçeyi kullanarak kısa sürede dil becerilerini ilerletebilirler. Türkçe eğitim veren bölümlerde ise öğrenciler dil yeterlilik sınavını geçemezse hazırlık okuyarak Türkçe/ingilizce öğrenebilirler.

Türkiye’de Eğitim Alan ve Alacak Olan Yabancı Öğrenciler için Yaşamı Kolaylaştıran Öneriler

Hiç bilmediğiniz veya yeterince bilgi sahibi olmadığınız bir ülkeye üniversite eğitimi almak için geliyor olabilirsiniz. Ne kadar ilginiz, merakınız ve isteğiniz olsa da gideceğiniz her ülkede yaşayabileceğiniz gibi burada da bocalayabilirsiniz.

Özellikle ön hazırlığınız yoksa ilk zamanlarınız biraz daha meşakkatli geçebilir. Her zaman eğitim kariyer ofislerinden destek alabilirsiniz ancak yine de ön bilgi edinmek faydalı olacaktır. Türkiye’ye gelmeden önce aşağıdaki önerilerimizi değerlendirmeniz Türkiye’deki ilk aylarınızı daha rahat geçirmenizi sağlayacaktır.

Konaklama Alternatiflerini İyi Araştırmalısınız

Türkiye’ye bir yakınınız yanına geliyor olabilirsiniz. Eğer konaklamayı yakınınızın yanında yapacaksanız bu aşamada çok zorluk yaşamayacaksınızdır. Muhtemelen ülkeyi sizden daha iyi bilen ve sizi daha iyi yönlendirebilecek birinin yanında olacaksınız. Ancak konaklayacak yeriniz yoksa hızlıca yurtları araştırabilirsiniz.

İlk aşamada eve çıkmak ve ev arkadaşı bulmak sizin için zor olabilir. Bu etapta mümkünse özel veya devlet yurdunda konaklamanız hem güvenlik hem de maliyet açısından faydalı olacaktır. Okula, çevreye alışıp yeni arkadaşlar edindikçe eve çıkma opsiyonunu değerlendirebilirsiniz.

Yabancı Uyruklu Öğrenciler için Sağlık Sigortası Oldukça Önemli

Türkiye sağlık sisteminde oldukça gelişmiş bir ülkedir. Ancak yine de imkan ve olanaklarını yeterince bilmediğiniz bir ülkede sigortanızın olması oldukça önemlidir. Yabancı öğrenciler için uygulanan sağlık sigortası türlerinden sizin için uygun olanı yaptırmanız önerilmektedir. Böylece öğrenciliğiniz ve ülkede kaldığınız süre boyunca sağlık hizmetlerinden kesintisiz ve daha düşük ücretlerle faydalanabilirsiniz.

Sağlık sigortaları sıklıkla gençler tarafından ihtiyaç duyulmayacağı gerekçesiyle ihmal edilebilmektedir. Ancak sigortası olmayan bireylerin sağlık hizmetlerinden bir kez faydalanması dahi neredeyse sigorta bedellerine ulaşan maliyetleri bulabilmektedir. Sağlık sigortası sadece yabancı uyruklu öğrenciler için değil türk öğrenci ve vatandaşlar için de önemlidir.

Ulaşım Ağını ve Temel İhtiyaç Noktalarınızı Önceden Öğrenin

Gideceğiniz ülke neresi olursa olsun gitmeden önce ülkenin ulaşım ağını öğrenmeniz avantajlıdır. Özellikle sıklıkla kullanacağınız güzergahları belirlemelisiniz. Okulunuz nerede, nerede konaklayacaksınız, hastane, marketler, toplu taşıma nerede öğrenmelisiniz. Sıklıkla kullanacağınız bu noktaları belirledikten sonra birbirlerine uzaklıklarını ve bu noktalar arasında hangi ulaşım türlerini kullanabileceğinizi öğrenmelisiniz.

Yabancı öğrenciler için uzaklıkların ilk etapta yürüme mesafesinde veya toplu taşımayla birkaç dakika olması önerilir. Bulunduğunuz bölgeyi ve şehri daha iyi tanıdıkça sizin de hareket özgürlüğünüz ve ulaşım çeşitliliğiniz artacaktır.

Acil Durum Numaralarını ve Temel Yasal Haklarınızı Öğrenin

Nerede olursanız olun bu bilgilere ihtiyaç duymamanız temennimiz olsa da mutlaka bilinmesi gereken bilgilerdir. Vatandaşı olduğunuz ülkenin Türk konsolosluğunun yerini ve numarası, Polis İmdat (155), Acil Yardım (112) bilinmelidir. Bunların dışında mutlaka oturma izni, öğrenci vizesi, yabancı hakları bilinmelidir.

Yabancı Öğrenciler Uyulması Gereken Toplumsal ve Yasal Kuralları da Bilmelidir

Her ülkenin benzer ve birde kendine özgü kültürel ve toplumsal kuralları vardır. Kendi ülkenizde uyduğunuz kurallara burada da uymaya devam etmelisiniz. Bu kuralları bilmeniz ve uymanız toplumsal yaşama uyumunuzu, huzur ve güvenliğinizi sağlayacaktır. Bu bilgileri gelmeden önce araştırarak da öğrenebilirsiniz. Ancak öğrenmenin en iyi yolu gözlemlemek ve tecrübeli birinden destek almaktır.

Hafta Sonu Tatillerinizi Değerlendirebileceğiniz Aktiviteleri Araştırın

Türkiye’de eğitim almak hem verimli hem de keyiflidir. Ancak eğitim sürenizi unutulmaz ve keyifli kılmanın bir diğer yolu da boş zaman etkinlikleridir. Hafta sonu tatillerinizi değerlendirmek üzere etkinlikler planlayabilirsiniz. Bu etkinlikler için grup gezilerine katılabilir veya okul arkadaşlarınızla kendi grubunuzu kurabilirsiniz.

Bireysel olarak da vakit geçirebilirsiniz. Bulunduğunuz şehrin veya yakın bölgelerin tarihi dokusunu keşfedebilirsiniz. Türkiye’nin doğal güzelliklerini gezip görebilir, sanat faaliyetlerine katılabilirsiniz. Hem sosyalleşebileceğiniz hem de keyifli zaman geçirebileceğiniz kurs ve aktivitelere de dahil olabilirsiniz. Varsa üniversitenizin öğrenci kulüplerinde de yer alabilirsiniz.

Sosyal Ağınızı Genişletin

Yaşayacağınız şehirde özellikle de konaklayacağınız bölgede veya okuyacağınız okulda kendi ülkenizden yabancı öğrenciler varsa tanışın. Bir arada olmanız bulunduğunuz yere alışmanızı sağlayacaktır. Mümkünse sizden çok daha önce gelen ve sizin yaşayabileceğiniz zorlukları yaşamış olan yabancılarla iletişim kurun. Tecrübeli öğrenciler veya ülkede kalmayan devam eden mezunlar sizin için iyi referanslar da olabilirler.

Referanslarınızın olması pek çok açıdan size kolaylık sağlayacaktır. Mümkünse gelmeden önce sosyal medya veya tanıdıklar aracılığıyla gideceğiniz yere yönelik sosyal çevre oluşturmaya çalışın. Aynı şekilde geldikten sonra da bu çevrenizi geliştirmeye özen gösterin. Sosyal ağınızın genişlemesi hem kendinizi daha iyi ve güvende hissetmenizi sağlar hem de yalnızlık hissetmezsiniz.

Yabancı Öğrenciler ve Kariyer Danışmanlığı

Gideceğiniz ülke, yaşayacağınız şehir ve okuyacağınız okulla ilgili ön bilgi yapmanız sizin için oldukça faydalıdır. Ancak ne kadar araştırma yaparsanız yapın destek alabileceğiniz tecrübeli biri yoksa eksik kalan noktalar olabilir. Araştırma sürecinde aklınıza gelmeyen basit detaylar dahi Türkiye’ye seyahatinizden sonra alışma sürecinde sizi zorlayabilir. Başvuru sürecinden başlayarak yaşam şekli, fırsat ve olanaklarla ilgili profesyonel destek alınması önerilmektedir.

Yabancı öğrenciler kadar Türk öğrencilere de profesyonel destek oldukça faydalı sonuçlar vermektedir. Bu alanda uzun süredir ve yoğun şekilde destek veren, güncel ve bilimsel bilgiye sahip kurumlar öncelikle değerlendirilmelidir. Aba Psikoloji, Aba Yurtdışı Eğitim ve Aba Kariyer olarak profesyonel destek ihtiyacı olan öğrenci ve ailelere hizmet vermekteyiz. Siz de Türkiye’de eğitim almak istiyor, nereden nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Read More

Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ön lisans mezunlarının 4 yıllık lisans programlarına geçiş yapabilmesini sağlayan sınavdır. Bu sınava meslek yüksek okulu veya açık öğretim ön lisans mezunları katılabilmektedir. Ön lisanstan lisans programına geçişi sağlayan bu sınav kariyer fırsatlarını artırmak isteyen herkese avantaj sağlamaktadır. Sınavdaki konu dağılımı ve katılımcı kitlesinin benzerliği sınavın avantajlarını artırmaktadır.

YKS’ye girip istediği üniversiteyi veya bölümü kazanamamış olan öğrenciler için DGS ikinci şansı sunmaktadır. Üstelik hali hazırda bir üniversitede okuyor olmak veya ön lisans diplomasına sahip olmak sınavda duyulan stresi de azaltmaktadır. YKS’de öğrenciler sıklıkla sınava “hayat memat meselesi” anlamı yüklemektedir. DGS’de ise sınava böyle büyük anlamlar yüklenilmemektedir. Bu da sınav stresinin ve kaygının daha sağlıklı düzeylerde tutulabilmesini sağlamaktadır.

Günümüzde üniversite eğitimine verilen önem geçmişe oranla çok daha yüksektir. Eğitim alınan meslek icra edilmeyecek dahi olsa üniversite diplomasına sahip olmak arzu edilmektedir. Bunun önemli bir nedeni diplomaya yüklenen toplumsal değerdir. Önemli bir diğer nedeni ise geleceğe yönelik belirsizliklerdir.

İşsiz kalma korkusu, sürdürülen mesleğin geleceğine yönelik belirsizlikler diploma ihtiyacını artırmaktadır. Çünkü çalışılan işkolu her ne olursa olsun bugün pek çok iş verenin diploma beklentisi bulunmaktadır. Diplomada yer alan eğitim düzeyinin ise çoğunlukla lisans veya yüksel lisans düzeyinde olması istenir. Bu beklenti de ön lisans mezunlarının dikey geçiş sınavına katılmalarını sağlar.

Ön lisans eğitiminin kariyer fırsatları açısından dezavantajları avantajlarından daha fazladır. Bunun önemli bir nedeni ön lisans statüsünde yeterli meslek dalının olmayışıdır. Eğitim süresinin kısa olması da yeterli akademik bilginin ve deneyimin kazanılmasının önüne geçmektedir. Lisans eğitiminin ise mesleki, kişisel, sosyal ve akademik gelişime katkıları çok daha fazladır.

Peki DGS’nin kapsamı nedir? DGS ile yatay geçiş arasında nasıl bir fark var? Dikey geçişin sağladığı avantajlar neler? Kariyer gelişiminde DGS nasıl fırsatlar tanıyor? Yazımızın devamında soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Dikey Geçiş Sınavının Kapsamı Nedir?

DGS’de sayısal ve sözel yetenek testi uygulanır. Yani sınav bilgi ölçmeye yönelik değildir. Sınav içeriğinde 60 Matematik ve 60 türkçe olmak üzere 120 soru yer almaktadır. Sınav süresi ise 150 dakika yani 2 buçuk saattir. DGS’ye başvuran adaylarda bitirme yılı ve diploma notu dikkate alınarak Önlisans Başarı Puanı (ÖBP) hesaplanır.

ÖBP’lerin hesaplandığı dönemde mezun durumda olmayan adaylar için diploma notu yerine not ortalaması kullanılır. Adayların not ortalamaları önce 100’lük sisteme çevrilir. Ardından 0,8 ile çarpılır ve ÖBP puanı elde edilir. DGS puanının geçerli olabilmesi için her iki testten en az 0,5’er puan almış olmak gerekmektedir. Aksi halde sınav sonucu geçersiz kabul edilecektir.

Sınav sonrası tercih sürecinde her katılımcının toplamda 30 tercih hakkı bulunmaktadır. Ayrıca sınavda yapılan 4 yanlış 1 doğru cevabı da götürmektedir.

Dikey Geçiş Sınavının Yatay Geçişten Farkı Nedir?

Üniversitelerin lisans veya ön lisans programlarında okuyan öğrenciler, farklı bir üniversitede aynı veya benzer programa geçmek isteyebilmektedir. Aynı veya benzer bölüme geçmek için yapılan bu üniversiteler arası geçişe yatay geçiş denilmektedir. Bu geçiş farklı üniversiteler arasında yapılabildiği gibi aynı üniversite içerisinde de yapılabilir. Yurt dışından, yurt içine, özelden devlete, 2.öğretimden 1.öğretime, örgün bölümlerden açık öğretim programlarına geçilebilir.

Dikey geçişte ise ön lisans eğitimi alan öğrenci eğitimini lisans düzeyine taşımak için sınava girer. Burada öğrenci eğitim süresini uzatmak ve diploma türünü yükseltmek ister.

Dikey Geçiş Sınavının Avantajları Nelerdir?

DGS önlisans son sınıf öğrencilerine ve mezunlarına 4 yıllık bir lisans programına yerleşebilme fırsatı tanır. Böylece eğitim düzeyini yeterli bulmayan, lisans diploması edinmek isteyen öğrencilerin önü açılmış olur. Yüksek lisans ve doktora programlarına devam etmek isteyen öğrencilerin de lisans mezuniyetine ihtiyacı bulunmaktadır.

Üniversiteye hazırlık öğrencilerin fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel olarak ciddi bir gelişim ve değişim dönemidir. Bu karmaşık yaşam döneminde bir yandan sınava hazırlanırken bir yandan da kariyer gelişimini planlamak kolay değildir. Doğru mesleği, üniversiteyi, bölümü seçmek için öğrencilerin ön hazırlık yapması ve mümkünse bilgilendirilmeleri gerekir. Okul rehberlik birimlerinin faaliyetleri, danışman öğretmenlerin ve ailenin rolü burada oldukça büyüktür.

Ancak bazen eğitim ortamındaki yetersizlikler, öğrencinin sürece kendini hazır hissetmemesi kariyer planının yapılamamasına neden olur. Bu dönemde açığa çıkan planlama eksiklikleri üniversite eğitiminden ve okunan bölümden memnun kalınmamasına yol açar. Dikey geçiş sınavı ise öğrencilerin sonradan edindikleri bu farkındalık ile kariyerlerini yeniden planlayabilmelerini sağlar.

Üstelik DGS müfredatında yer alan konular, YKS’ye kıyasla daha azdır. Öğrenciler matematik ve Türkçe olmak üzere sadece iki bölümden sorumlu olurlar. Ayrıca YKS’de öğrenciler çok daha geniş bir popülasyon içerisinde sınava tabi olurlar. Katılımcı sayısı ve çeşitliliği oldukça fazladır. Fen lisesi, Anadolu lisesi gibi pek çok lise mezunu aday YKS’ye katılmaktadır.

DGS’de katılımcıların büyük bir bölümü ise meslek lisesi çıkışlıdır. Bu haliyle sınava katılan kitle çok daha homojendir. Bu sayede YKS’de kazanma oranı daha düşükken, DGS’de kazanma oranı çok daha yüksektir. DGS sayesinde mevcut eğitiminizin üzerine 2-3 yıl daha eğitim alarak lisans mezunu olabilirsiniz. Bu sayede sıfırdan YKS’ye hazırlanmanıza ve 4 yıl eğitim almanıza gerek kalmaz.

YKS’ye hazırlık sürecinde alacağınız özel ders, kurs, dershane hizmetlerinden de kar etmiş olursunuz. Yaşayacağınız sınav stresi de YKS ile kıyaslandığında çok çok daha az olacak. YKS ile kazanma olasılığınız daha düşük bölüm ve okulları DGS ile çok daha rahat kazanabilirsiniz. Bu da performansınıza yönelik özgüveninizi yeniden kazanmanızı sağlar.

Dikey Geçiş Sınavı Kariyer Fırsatlarına Nasıl Bir Katkı Sağlıyor

Günümüzde sektörü ne olursa olsun neredeyse tüm işverenler en az lisans düzeyinde diploma istiyor. Hatta bir işe kabul edilmek için sadece lisans diploması değil yabancı dil bilgisi de bekleniyor. Her yıl artan üniversite mezunu sayıları ve günden güne yükselen işsizlik oranları da ön lisans mezunlarını dezavantajlı konuma sokuyor.

Lisede veya üniversitede yeterince önem verilmeyen meslek ve bölüm seçiminin değeri mezuniyet sonrası anlaşılıyor. İş bulma sürelerinin uzaması, mesleki doyumsuzluklar ve hayat pahalılığı eğitimin ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Bu durumdaysa zamanı ve imkanı olan pek çok aday kariyerinde değişikliğe gitmenin yollarını arıyor. Dikey geçiş sınavı tam bu noktada arayışı olanların imdadına yetişiyor.

YKS’nin zorlu hazırlık sürecine zaman ve enerji ayırmak istemeyenler DGS’yi tercih ediyor. Üstelik yukarıda sıraladığımız avantajlar da DGS’nin daha akılcı bir seçenek olarak değerlendirilmesini sağlıyor. Böylece adaylar eğitimlerini 2 yıldan 4 yıla çıkartabiliyor. İsterlerse yüksek lisans programlarına ve ardından doktoraya da devam edebiliyorlar. Eğitim seviyesinin artırılması kariyer fırsatlarının da artmasını sağlıyor. Adaylar daha fazla alanda iş arayabiliyorlar.

Mülakatlara davet edilme olasılıkları da yükseliyor. Eğer aday kişisel yetkinliklerine yatırım yapmışsa, diksiyonu düzgün, sosyal becerileri ve iletişimi kuvvetliyse işe kabul olasılığı yükseliyor. Yabancı dil bilmek, teknolojiyi ve bilgisayar programlarını iyi kullanmak da işe kabul yüzdesini yükseltiyor. Dolayısıyla dikey geçiş sınavı sayesinde adaylar kariyerlerini yeniden şekillendirme fırsatını yakalayabiliyorlar.

Üstelik açık öğretim ve örgün öğretim programlarına aynı anda da devam edebiliyorlar. Yani aynı anda iki ayrı programda okuma şansı yakalayabiliyorlar. Dikkat Çeken Bir Cv için Kişisel ve Mesleki Gelişim Önerileri ve Başarılı Bir Kariyer İçin Öğrencilik Yılları Nasıl Daha Verimli Geçirilebilir? Yazılarımızdan da faydalanabilirsiniz.

Dikey Geçiş Sınavına Katılmadan Önce Kariyer Danışmanlığı Alabilirsiniz

Sizde benzer bir arayış içerisindeyseniz ve kariyerinize yeniden yön vermek istiyorsanız Dikey geçiş sınavını araştırabilirsiniz. Sınava katılmadan önce hangi bölümlere ve üniversitelere geçiş yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz. Ancak ikinci kez zaman ve enerji kaybetmemek adına bu süreçte kariyer danışmanlığı almanızı öneririz. Bu sayede sizin için en doğru seçime yönelebilirsiniz.

Kariyerinizi planlarken karakterinize, beklentilerinize, akademik alt yapınıza, ilgi ve becerilerinize göre yol almalısınız. Geleceğin mesleklerini ve mesleklerin geleceğini biliyor olmak da doğru seçim yapabilmeyi kolaylaştıracaktır. Yurtdışı eğitim fırsatlarını da bu süreçte değerlendirebilirsiniz. Eğitiminize yurtdışında devam edebilir, yurtdışı kariyer fırsatlarını da uzman kadromuzla değerlendirebilirsiniz.

Aba psikoloji uzman kadrosu her yaştan danışanına akademik ve mesleki danışmanlık sunuyor. Stratejik yetenek yönetimi çalışmamız ile kariyerinizi size en uygun şekilde planlıyoruz. Ayrıca uyguladığımız IQ, EQ, dikkat, algı, yetenek ve kişilik testleriyle çocuk, genç ve yetişkin danışanlarımızın potansiyellerini keşfediyoruz. Tercih sürecinde danışanlarımızı bilimsel kanıtların ışında bilgilendiriyoruz.

Geleceğin meslekleri ve mesleklerin geleceği konusunda yol gösteriyoruz. Sınav öncesinde detaylı bilgi almak ve çok daha sağlıklı seçimler yapmak isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz. Dikey Geçiş Sınavında tüm katılımcılara başarılar dileriz. Kariyer ve psikoloji üzerine her hafta yayınlanan yazılarımızı Aba Psikoloji blog sayfamızdan takip edebilirsiniz. Ayrıca eğitim ve kariyer videolarını Aba Kariyer Youtube ve Aba Psikoloji Youtube kanallarından izleyebilirsiniz.

 

Read More

Hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olabilirsiniz.” Kiminiz için bu sözümüz kulağa erişilmesi zor geliyor olabilir. Ancak hayal ettiğiniz üniversiteye girmeniz imkansız değil. Peki hayalinizdeki üniversite hangisi? Üniversitenin hangi özellikleri öğrencisi olmak için onu tercih etmenize neden oluyor? Doğru duydunuz, üniversite sizi değil aslında siz üniversiteyi seçiyorsunuz. Yani bir üniversitenin başarılı olması, onu tercih eden öğrencilerin kalitesi ile orantılı oluyor.

Hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olmak için öncelikle algınızı değiştirmelisiniz. Bir hayaliniz varsa o hayale tutunmalısınız. Gerçekleşeceğine inanmalı ve gerçekleştirmek için çalışmalısınız. Unutmayın, orada okuyan diğer öğrencilerin sizden hiçbir farkı yok. Çoğunlukla başarılı olan öğrencilerin çok daha farklı eğitim olanaklarına, ayrıcalıklara sahip olduğu düşünülmektedir. Oysa başarı elde eden öğrencilerin başarısız olanlardan en büyük farklarının başarıya olan inançları olduğu görülmektedir.

Öyleyse siz de hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olabilirsiniz. Peki bu hayali hedefe çevirmek ve gerçekleştirmek için ne yapabilirsiniz? Yazımızın devamında size hayalinize ulaşmanıza yardımcı olacak önerilerde bulunacağız. Ancak bir önerimiz daha var ki o da meslek seçiminizle ilgili olacak.

Üniversite seçerken çoğunlukla üniversitenin başarısına, sosyal imkanlarına ve prestijine bakılmaktadır. Oysa iyi bir üniversite, seçtiğiniz mesleğe sizi en iyi şekilde hazırlayacak olan üniversitedir. Popüler bir üniversitede okumak eğitim hayatınız süresince size keyif verecektir. Ancak mezuniyet sonrası mesleğe atıldığınızda asıl işinize yarayacak olan mesleki donanımınız olacaktır. Seçeceğiniz mesleğin gelecek 40-50 yılınızı etkileyeceğini varsayarsak üniversite seçiminizi meslek odaklı yapmanız daha sağlıklı olacaktır.

Önce size uygun mesleği seçmeli sonrasında mesleki donanımı kazanabileceğiniz yeterlilikte üniversite tercihi yapmalısınız. Hangisi Daha Doğru: Üniversiteye Göre Meslek Seçmek mi, Mesleğe Göre Üniversite Seçmek mi? yazımız da sizin için faydalı olabilir. Üniversite Seçimi Yaparken Hayal Kırıklığına Uğramamak İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler yazımıza da seçim sürecinde bakabilirsiniz.

Stratejik Yetenek yönetimi ile Hayalinizdeki Üniversitenin Öğrencisi Olabilirsiniz!

Meslek seçimi, bireyin hayatı boyunca verdiği en önemli kararlardan biri, belki de birincisidir. Çünkü hayatımızın en güzel yıllarını bir mesleğe hazırlanarak diğer büyük bir kısmını ise onu icra ederek geçiririz. Üniversite yılları ise mesleğimizi seçtiğimiz ve mesleğe kabul koşullarını karşılamaya çalıştığımız yıllardır. Bu yüzden hayatımızın önemli bir noktasıdır üniversite.

Öğrenciler bu önemi bilerek sınava hazırlık sürecinde yoğun stres yaşar. Hatta öğrencilerin önemli bir bölümünde sınav kaygısı yaygın olarak görülür. Çünkü üniversite seçerken sadece üniversite kazanmayı istemek yeterli değil. İstediğimiz üniversitenin öğrencisi olabilmek için sınavda yeterli puanı almanız gerekiyor. Bu koşul da özellikle popüler üniversitelerin derecesini yükseltiyor.

Hal böyle olunca üniversite sınavına hazırlanmak her öğrenci için belli düzeyde stres ve kaygı yaratıyor. Kimisi için bu duygular çok baskın ve günlük yaşamı zorlaştıracak düzeydeyken kimisi için sınavla ilgili önemli konular karşısında hissediliyor. Yaşanan kaygı bireyin motivasyonunu engelleyebilir. Çoğu zaman başarısızlık korkusu performansı ketliyor.

Çok başarılı olan, iyi dereceler yapabilecek öğrenciler sınava yükledikleri anlam nedeniyle başarısız olabiliyor. Bu noktada stratejik yetenek yönetimi öğrencilerin başarı elde etmesine destek oluyor. Stratejik yetenek yönetimi ile hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olabilirsiniz. Stratejik kariyer planlaması ile üniversite sınavına hazırlanmak öğrencilerin başarılı sonuçlar almasına destek oluyor. Bu yöntem gençlerin geleceklerinden daha emin olmalarını ve hayal kırıklığı yaşamamalarını sağlıyor.

Stratejik Yetenek Yönetimi ile Kısa ve Uzun Vadeli Hedeflerinizi Belirleyerek Hayalinizdeki Üniversitenin Öğrencisi Olabilirsiniz

Hedef belirlemek sınav başarısı için ihtiyaç duyduğumuz en önemli kaynak. Ancak bir üniversitenin öğrencisi olmayı hayal etmek başarılı olmak için yeterli bir hedef değildir. Öğrenciler belirli bir hedefleri olmadığında neden çalışmaları gerektiğini, çabalarının sonucunda ne kazanacaklarını somutlaştırmakta zorlanırlar. Ayrıca hedefsizlik kişinin belirsiz bir yolda ilerlemeye çalışmasına neden olur. Hedef belirlerken daha somut, ölçülebilir, esnetilebilir ve ulaşılabilir hedefler seçmek gerekir.

Bir hedefin ölçülebilir olması hedefe giden yolda kontrol noktaları bulundurmayı gerektirir. Yani büyük hedefe ulaşabilmek için küçük hedefler planlamak gerekir. Stratejik yetenek yönetimi sayesinde sizin için uygun üniversite hedefini belirlersiniz. Bu yöntemde size hedefe ulaşmak için 3 aylık periyotlarla gelişim planları çıkarılır.

Uzun vadeli hedefiniz net olsa da kısa vadeli hedefler sayesinde verim alamadığınız stratejilerde değişikliğe gidilebilir. Böylece gelişiminizi daha kolay takip edebilirsiniz. Ayrıca başardığınız kısa vadeli hedefler büyük hedefi de başarabileceğinize yönelik inancınızı artırır.

Farklı Alternatifleri Öğrenerek Ufkunuzu Genişletebilir, Hayal Ettiğiniz Üniversitenin Öğrencisi Olabilirsiniz

Stratejik yetenek yönetimi ile sadece hedef belirlemiş olmazsınız. Hayalinizdeki üniversitenin özelliklerini öğrenerek size sizin için uygun olan yeni alternatifler sunarız. Seçim sürecinde ufkunuzun genişlemesine destek oluruz. Hayal ettiğiniz üniversite koşullarına erişebileceğiniz farklı şehir ve ülkelerdeki üniversite alternatiflerini değerlendirmenize yardımcı oluruz. Alternatifleri olan bir hedef belirlemeniz sınava hazırlık sürecinizde çok daha kolay motive olmanızı sağlar. Sınava ve geleceğe yönelik kaygınız azalır.

Seçebileceğiniz üniversiteler için almanız gereken puanlar ve uygulamanız gereken çalışma metoduna yönelikte bizden bilgi edinebilirsiniz. Dolayısıyla stratejik yetenek yönetimi ile kariyer danışmanlığı alarak çok daha kolay hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olabilirsiniz.

Stratejik yetenek yönetimi ile hedefinize ulaşmak için, nerede olduğunuzu ve farklı neler yapmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. Bu sayede sınava hazırlık sürecinde özdenetim kazanır ve gelişim alanlarınızı kolayca tespit edebilirsiniz. Hedefinizin ve bir yol haritanızın olması dikkat dağıtıcılarla başa çıkmanızı da kolaylaştıracaktır. “Benim ulaşmak istediğim bir hedefim var, öyleyse zamanı iyi yönetmeliyim. Şu an bana faydası olmayan şeyleri dışarıda bırakmalıyım.” Özdenetimini kazanabilirsiniz.

Etkili Zaman Yönetimi ve Verimli Ders çalışma Teknikleri ile Hayalinizdeki Üniversitenin Öğrencisi Olabilirsiniz

Sınava hazırlık sürecinde istenilen verimi almak için sadece hedef belirlemek yeterli değil. Öğrencilerin zamanlarını etkin kullanabilmesi için verimli ders çalışma tekniklerini de öğrenmesi gerekir. Aynı zamanda her öğrenci birbirinden farklı şekilde öğrenir. Biri için en verimli öğrenme stili görsel öğrenme stili iken, diğeri için işitsel ya da kinestetik öğrenme stili olabilir.

Öyleyse bu süreçte verimli çalışabilmek için öğrenme stiline uygun bir çalışma programı geliştirmek gerekir. Bu becerileri edinmeniz için daha önce paylaştığımız kapsamlı yazılarımızı okumanızı önerebiliriz.

Zaman yönetimi için  Zaman Baskısı Yaşamamak İçin Etkili Zaman Yönetimi Teknikleri yazımızı okuyabilirsiniz. Öğrenme stilinizi öğrenmek için Öğrenme Stiline Göre Akademik Başarıyı Yükseltecek Ders Çalışma Teknikleri yazımızı okuyabilirsiniz. Verimli ders çalışma teknikleri için Çoklu Zeka Kuramına Göre Verimli Ders Çalışma Önerileri yazımızı okuyabilirsiniz. Bu uygulamalar sonrasında hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olabilirsiniz.

İlgi Alanlarınıza Zaman Ayırarak Hayalinizdeki Üniversitenin Öğrencisi Olabilirsiniz

Sınava hazırlanırken verimli ders çalışmak, plan-program yapmak ve bu planlara sadık kalmak çok önemlidir. Ancak aralıksız ders çalışmak verimli ders çalışmak değildir ve bir süre sonra çalışma isteğinizin azalmasına neden olur. Hem zihniniz hem bedeniniz yorulur ve ders çalışma zamanları gözünüzde büyümeye başlar. Stratejik yetenek yönetimi size ders çalışma süreleri dışında keyif alabileceğiniz aktivitelerle kendinizi motive etmenizi önerir.

Etkili zaman yönetimi tekniklerini geliştirdiğinizde de kişisel ilgileriniz için ayırabileceğiniz vaktiniz kalır. Böylece akademik hayatınız ile kişisel yaşantınız arasında bir denge kurma imkanı bulursunuz. Bu denge daha mutlu olmanızı sağlar ve motivasyonunuza da olumlu etki eder. Sınava hazırlık süreci yorucu, yoğun ve uzun bir maratondur. Bu maratonda es vermez, kişisel ihtiyaçlarınıza zaman ayırmazsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.

Yorgunluk, stres ve sürekli çalışmak hedefinizi ulaşılmaz görmenize neden olabilir. Bu nedenle ilgi alanlarınıza ve ihtiyaçlarınıza zaman ayırarak hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olabilirsiniz.

Stratejik Yetenek Yönetimi Siz ve Aileniz Arasında Uzlaşı Sağlamak için Bilimsel Kaynaklardan Faydalanır

Sınava hazırlık sürecinde öğrencilerin karşılaştığı bir diğer zorluk; kendi kariyer hedefleri ile ailelerinin beklentilerinin uyuşmamasıdır. Ailelerinin çocuklarına yönelik gerçekdışı beklentileri olabilmektedir. Aileler çocuklarının performansına, ilgilerine, yeteneklerine, karakteristik özelliklerine ya da potansiyeline bakmaksızın mesleki yönlendirme yapabilmektedir. Aileler kendi kariyer tecrübelerinde ve eğitim hayatlarında karşılaştıkları zorluklardan çocuklarını korumaya çalışmaktadır.

Ancak aileler kendi deneyimleriyle çocuklarına rehberlik ederken çocuklarının daha büyük mutsuzluklar yaşamasına neden olabilmekteler. Stratejik yetenek yönetimi aracılığı ile size üniversite ve meslek alternatifleri sunarken bilimsel kanıtlardan faydalanıyoruz. Uyguladığımız test ve envanterler, yaptığımız alan çalışmaları ile sizin için en doğru seçenekleri belirliyoruz. Ailelere bu süreçte kariyer planının detaylarını, neden ve nasıllarını açıklıyoruz.

Tıpkı danışmanlık alan öğrenciler gibi ailelere de mesleklerin geleceği ve geleceğin meslekleri detaylarıyla anlatıyoruz. Ailelerin amacı çocuklarına mutlu olabilecekleri ve kendi ayakları üzerinde kolayca durabilecekleri bir gelecek inşa etmek. Dolayısıyla yaptığımız çalışmalardan elde edindiğimiz bilgilerle ailelerinizin kaygılarını dindiriyor, beklentilerinizin birbiriyle uyuşmasını sağlıyoruz. Stratejik yetenek yönetimi sayesinde ailenizin de desteğini alarak hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olabilirsiniz.

Stratejik Yetenek Yönetimi ile Hayal Kırıklığı Yaşamadan Hayalinizdeki Üniversitenin Öğrencisi Olabilirsiniz

Sınava hazırlanırken Stratejik yetenek yönetimi ile kariyerinizi planladığınızda geleceğe yönelik alacağınız riskleri azaltmış olursunuz. Böylece gelecekte hayal kırıklığına uğrama olasılığınızı eleminize edersiniz. “Başarılı olacak mıyım? Hayalini kurduğum üniversite benim için doğru bir tercih mi? Seçeceğim üniversite ihtiyacım olan mesleki bilgiyi bana kazandırır mı? gibi hayalinizdeki üniversiteye yönelik kaygılarınızın olası cevaplarını öğrenirsiniz. Kaygılarınızdan arınmış, berrak bir zihin ile sınava hazırlanırsınız. Dolayısıyla Stratejik Yetenek Yönetimi ile hayal kırıklığı yaşamadan hayalinizdeki üniversitenin öğrencisi olabilirsiniz.

Read More

Pek çok zorlu süreçten geçen öğrencilerin, kariyer hedeflerine ulaşmak için yurt dışında eğitim aldıkları görülmektedir. Yurt dışında okumak öğrenciler için ilgi çekici olduğu kadar zorlayıcı bir süreç de olabilmektedir. Öğrencilerin yurt dışında eğitim aldıkları süre içerisinde zaman zaman stres yaşadıkları ya da ülke hasreti çektikleri gözlemlenen olağan durumlar arasındadır.

Bu durumla baş edemeyen öğrencilerin eğitim başarıları hızlı bir şekilde düşebilmektedir. Öğrencilerin yaşadıkları psikolojik zorluklar, bazen baş edilmesi mümkün olmayan düzeyde gerçekleşebilmektedir. Böyle durumlarda öğrencilerin profesyonel bir destek almaları, sürecin kısa sürede ve kayıpsız atlatılmasına yardımcıdır. Yapılan araştırmalara göre yurt dışında eğitim alan öğrenciler, toplumun geneline göre ruhsal rahatsızlık yaşama ihtimali en yüksek olan kesimdir.

Yurt Dışında Okumak Neden Kaygı Oluşturmaktadır?

Yurt dışında prestijli bir üniversite eğitim alan herhangi bir öğrenci, daha önce hiç karşılaşmadığı bir sistemle ilk kez karşılaştığında şaşkınlık yaşayabilmektedir. Önceki eğitim sürecinde çok başarılı olan bir öğrencinin bu şaşkınlık karşısında derslerinden beklemediği ölçüde düşük notlar alması, yurt dışında okumak sürecinde başarılı olamayacağı inancının oluşmasına neden olabilir. Bu durum, öğrencinin içinden çıkılamaz bir psikolojik sarmala girmesine yol açabilmektedir.

2600 öğrenci arasında yapılan bir araştırma, öğrencilerin %35’inin yurt dışında eğitim sürecinde yaşananlar nedeniyle intihara eğilimli olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bunlardan geriye kalan çok büyük kesimin ise ciddi anlamda kaygı ve stres yaşadığı, araştırmanın diğer bir sonucu olarak görülmektedir. Yurt dışında eğitim sürecinde; akademik beklentilerin yüksek olması, öğrencilerin yaşadıkları ekonomik zorluklar ve çeşitli ilişki problemleri psikolojik sorunların oluşmasına neden olabilmektedir.

Öğrenciler Bu Süreçte Neler Yapmalıdır?

Öğrenciler yurt dışında eğitim aldıkları sırada yaşadıkları psikolojik sorunları en aza indirmek için ilk olarak sosyal bir çevre edinmeye gayret göstermelidir. Kendileri gibi benzer deneyimler yaşayan öğrencilerle konuşmak ve destek ağı oluşturmak öğrencilere iyi gelmektedir. Öğrencilerin bu süreçte yeni deneyimlere açık olmaları, yeni arkadaşlıklar kurmaları ve düzenli bir yaşamı benimsemeleri, psikolojilerinin daha sağlam olmasını sağlayacaktır. Yine de durum ciddi boyuta ulaştıysa profesyonel bir destek alarak süreçten kısa sürede kurtulmaları mümkün olabilmektedir.

Yurt dışında okumak pek çok öğrenci için zorlu bir deneyimdir. Bu süreçte destek almak için aba Psikoloji ile iletişime geçebilirsiniz. Yurt dışında eğitim almak için gerekli olan sınavlar hakkında bilgi edinmek üzere aba Yurt Dışı Eğitim YouTube kanalına abone olabilirsiniz. Güncel ve bilgilendirici konularda hazırlanmış videolara erişmek için Doç. Dr. Gamze Sart YouTube kanalını takip edebilirsiniz.

Read More